Logo

21. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.

Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R

1-Davacı fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak ........ TL maddi tazminat için dava açmıştır. Kısmi dava niteliğindeki bu davada hesap raporu alındıktan sonra gerekçeli kararında davacı zararının ..........TL olduğunu tespit edip, talep gibi .......... TL maddi tazminata, fazlaya ilişkin hakkın saklı tutulmasına karar veren mahkemenin, açılan davanın kısmi dava olduğunu ve bu aşamada verilen kararın kesin nitelikte olamayacağını göz ardı ederek, davalı ............ Ltd. Şti. vekilinin 19/01/2015 tarihli temyiz talebini 03/02/2015 tarihli ek kararıyla temyize konu edilen hükmün kesin nitelikte olduğundan bahisle reddetmiştir. Ek kararı süresinde temyiz eden davalı ............. Ltd. Şti. vekilinin bu yöndeki temyiz itirazı yerinde olduğundan, mahkemenin 03/02/2015 tarihli ek kararının kaldırılmasına,

2-Dava, zararlandırıcı sigorta olayı sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.

Mahkemece, yargılamanın 15/01/2015 günlü oturumunda tefhim edilen kısa karar ile "......... TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine," karar verilmiş ise de gerekçeli kararda "......... TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine," karar verildiği anlaşılmaktadır.

Hakimin son oturumda tutanağa yazdırıp tefhim ettiği karar, esas karar olup, sonradan yazılan gerekçeli kararın bu karara aykırı olmaması gerekir. Oysa kısa karar ile gerekçeli karar arasında, dava dilekçesinde davalı olarak gösterilmeyen ........ AŞ'nin de tazminattan müştereken müteselsilen sorumlu tutulması açısından çelişki bulunduğu görülmektedir. Öte yandan konuyla ilgili 10.04.1992 günü ve 1991/7 Esas, 1992/4 karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bu aykırılığın giderilmesi suretiyle gerçeğe ve hukuka uygun bir karar verilmesi gereği açıktır. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ: Hükmün yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,temyiz harcının istek halinde taraflara iadesine

21/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***