"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacı, 02/06/2001 tarihinde meydana gelen trafik iş kazasında davalılar murisi ...'nun % 20 kusurlu olması nedeniyle kusuruna tekabül eden Kurum zararının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, zararlandırıcı sigorta olayı sonucu zarar gören hak sahiplerine ödeme yapan davacının, ödediği turarın kusur oranında rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya kapsamından, mahkemece ayrı bir kusur bilirkişi incelemesi yaptırılmadığı, davalıların murisinin taraf olmadığı, kazada vefat eden dava dışı işçilerin haksahiplerinin açtığı iş kazasından kaynaklanan tazminat davalarında alınan kusur raporlarına göre davanın sonuçlandırıldığı, Her ne kadar aynı davacı kurumun açtığı 2002/81 Esas sayılı dava dosyasında davalıların murisi taraf ise de, araçta meydana gelen hasar nedeniyle davacı kurumun zararının tahsili ile ilgili o dava dosyasında alınan kusur bilirkişi raporlarını hazırlayan bilirkişilerin iş güvenliği uzmanı olmadıkları, İş Kanunu'nun 77. maddesi açısından raporda bir değerlendirme yapmadıkları anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, karara esas alınan bilirkişi kusur raporlarının olay tarihinde yürürlükte bulunan İş Kanunu'nun 77. maddesinin öngördüğü koşulları taşıdığı, giderek davalı tarafı bağlayıcı nitelikte olduğu söylenemez. Mahkemece, taraflar arasındaki rücu ilişkisi dikkate alınıp kusur araştırması yapılarak sonuca gidilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.
Yapılacak iş, işci sağlığı ve iş güvenliği konularında uzman bilirkişilerden, olay tarihinde yürürlükte bulunan İş Kanunu'nun 77. maddesi ve İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği hükümleri göz önünde tutularak yöntemince rapor almak, alınan raporu mevcut delillerle birlikte değerlendirmek ve buna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara aykırı biçimde yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, sair yönlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 19/09/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.