"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 2009 yılı başından 12/01/2010 tarihine kadar olan sürede davalı işverene ait iş yerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne, davacı 37427091496 T.C kimlik numaralı ...'nın davalı ... ...'e ait işyerinde ...'ya bildirilen ve primleri yatırılan süreler haricinde 01/03/2009 ile 01/07/2009 arası 80 gün, günlük 22,20 TL, 01/07/2009 ile 31/12/2009 arası 120 gün, günlük 23,10 TL ücretle çalıştığının tespitine, karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 15/02/2007-09/04/2010 tarihleri arasında davalı işverene ait 1062886 sicil numaralı işyerinden 2009/2. ay dahil bu aya kadar ayda 30 gün üzerinden, ve bu aydan sonra ayda 10 gün üzerinden bildirimlerinin yapıldığı, davalı işveren tarafından ücret bordrolarının sunulduğu ve bu bordroların 2009/12. aya kadar olan kısmının imzalı olduğu, ücret bordrolarının da davacının bildirimleri ile uyumlu olarak düzenlendiği, tanık beyanlarının alındığı anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa'nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Mahkeme tarafından, tanık beyanlarına göre davacının 01/03/2009-31/12/2009 tarihleri arasında ayda 30 gün üzerinden çalıştığının tespitine karar verilmiş ise de imzalı ücret bordroları dikkate alınmadan sonuca gidilmesi doğru olmamıştır.
Gerçekten, davacının işyerindeki çalışmaları imzalı ücret bordrolarına dayanılarak Kuruma bildirilmiş ve bildirime uygun olarak da primleri ödenmiştir. İmzalı bordrolar davacı çalışmalarının işyerinde otuz günün altında geçtiğinin karinesidir. Karinenin tersinin ise, eşdeğerdeki belgelerle kanıtlanması gerektiği söz götürmez. Başka bir anlatımla, yazılı belgelerin varlığı halinde tanık sözlerine itibar edilemez. Dairemizin, giderek Yargıtay'ın oturmuş ve yerleşmiş görüşleri de bu doğrultudadır. Davalı işveren tarafından 01/03/2009-31/12/2009 dönemine ait ücret bordroları ibraz edilmiştir. Söz konusu ücret bordroların tümünün imzalı olduğu görülmüştür. Davalı tarafından imzalı ücret bordrosu ibraz edilen, ancak davacı tarafından aksi yazılı delil sunulamayan söz konusu aylardaki sürenin ücret bordrolarında belirtilen süre kadar olduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 29/09/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.