Logo

21. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.

Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlerle temyiz kapsam ve nedenlerine göre; davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,

2-Dava, zararlandırıcı sigorta olayı sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.

Mahkemece, maddi tazminat isteminin kabulüne manevi tazminat isteminin ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Dosya kapsamından, davacının iş kazası sonucu %9,30 oranında sürekli iş göremezliğinin bulunduğu, davacının %40, davalının ise %60 kusurlu olduğunun tespit edildiği 25/09/2014 tarihli bilirkişi kusur raporuna karşı davacı tarafın 5. celsede bir itirazları olmadığı yönünde beyanları bulunmasına rağmen mahkemece sonradan aldırılan ve davacının %30, davalının ise %70 oranında kusurlu olarak tespit edildiği bilirkişi kusur raporlarına itibar edildiği anlaşılmaktadır.

Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda “usuli kazanılmış hak” kavramına ilişkin açık bir hüküm bulunmamaktadır. Bu kurum, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez, ana ilkelerinden biri haline gelmiştir. Anlam itibariyle, bir davada, mahkemenin yada tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir.

Bu açıklamalardan olarak somut olayda, davacı vekilinin 25/09/2014 tarihli kusur raporuna karşı 5. celsede itirazımız yoktur şeklinde beyanda bulunması üzerine, davalı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluştuğundan, mahkemece olayın oluşuna da uygun olan bu 25/09/2014 tarihli kusur raporuna göre karar verilmesi gerekirken usuli kazanılmış hakka aykırı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.

Yapılacak iş, usuli kazanılmış haklara riayet edilerek, 25/09/2014 tarihli kusur raporunda belirlenen kusur oranları doğrultusunda bir karar vermekten ibarettir.

Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 12/05/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***