"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı Süleyman Buga vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi . . . tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlerle temyiz kapsam ve nedenlerine göre; davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava, zararlandırıcı sigorta olayı sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalı ...'nin kusuru bulunmadığından bahisle bu davalı açısından davanın reddine, davalı Süleyman açısından ise davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerin incelenmesinden, davacı tarafın dava dilekçesinde hüküm altına alınacak tazminat tutarına dava tarihinden itibaren faiz uygulanmasını talep ettiği, ıslah dilekçesinde faiz hususunun sükutla geçildiği, davacı sigortalının imzasını taşıyan 17/07/2008 tarihli hizmet sözleşmesinde ücretin asgari ücret olarak kararlaştırıldığı, mahkemece alınan 14/05/2013 tarihli ilk hesap raporuna karşı davacı tarafın yalnızca kusur yönüyle itirazda bulunduğu anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık, maddi zararın belirlenmesi ile hüküm altına alınacak maddi tazminata uygulanacak faizin başlangıç tarihi noktasında toplanmaktadır.
Zararlandırıcı sigorta olayına maruz kalan sigortalının maddi zararının hesabında, gerçek ücretin esas alınması koşuldur. Gerçek ücretin ise işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarından saptanacağı, işçinin imzasının bulunmadığı işyeri ve sigorta kayıtlarının nazara alınamayacağı, işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarının bulunmaması durumunda işçinin yaşı, kıdemi, mesleki durumu dikkate alınarak, emsal işi yapan işçilerin aldığı ücret gözönünde tutularak belirlenmesi gerektiği, Dairemizin giderek Yargıtay'ın yerleşmiş görüşlerindendir.
Yine, HMK 26. (HUMK. nun 74) maddesi gereğince hakim, kural olarak iki tarafın iddia ve savunmaları ile bağlı olup talepten fazlasına hüküm veremez.
Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda somut olayda, hüküm altına alınan maddi tazminata davacı tarafın talebi doğrultusunda dava tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesi gerekirken olay tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilerek talebin aşılması isabetsiz olduğu gibi, kazadan yaklaşık 11 ay öncesine ait olup davacı sigortalının imzasını taşıyan 17/07/2008 tarihli hizmet sözleşmesinde ücretin asgari ücret olarak kararlaştırıldığı, mahkemece alınan 14/05/2013 tarihli ilk hesap raporunda davacının ücretinin asgari ücret olarak dikkate alındığı, bu ilk hesap raporuna karşı davacı tarafın yalnızca kusur yönüyle itirazda bulunduğu gözden kaçırılarak, hükme esas alınan 22/08/2014 tarihli ek hesap raporunda ihtimalli olarak yapılan hesaplamalardan asgari ücret üzerinden yapılan hesaplamaya itibar edilmesi gerekirken Adana Esnaf ve Sanatkarlar Odaları birliğinin bildirdiği ücret üzerinden yapılan hesaplamaya itibar edilmesi de hatalıdır.
Yapılacak iş; 22/08/2014 tarihli ek hesap raporunda ihtimalli olarak yapılan hesaplamalardan asgari ücret üzerinden yapılan hesaplamaya itibar edip, hüküm altına alınacak tazminata dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, temyiz eden davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalı Süleyman Buga'ya iadesine
12/05/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.