"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, hizmet süresinin tespitiyle 01/03/2012 tarihinden itibaren emekli sayılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalı Kurum vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Dava, davacının hizmet sürelerinin tespiti ile 01/03/2012 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile “ davacının 02/08/1982 tarihinde 1 gün çalıştığının tespitine, tahsis talep tarihi itibariyle şartlar oluşmadığından yaşlılık aylığı bağlanması talebinin reddine” karar verilmiştir.
Uyuşmazlık, somut olayda fiili çalışma olgusunun ispatı konusunda, mahkemece yapılan inceleme ve araştırmanın hükme yeterli bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davanın yasal dayanaklarından 506 sayılı Yasa'nın 108.maddesinin 1.fıkrasında; "Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarının uygulanmasında nazara alınacak sigortalılık süresinin başlangıcı, sigortalının, yürürlükten kaldırılmış 5417 ve 6900 sayılı Kanunlara veya bu Kanuna tabi olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihdir." hükmü düzenlenmiştir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı ve işverenin kabul beyanı tek başlarına yeterli değildir. Aynı zamanda o kimsenin Yasa'nın belirlediği biçimde (506 sayılı Yasa'nın 2. maddesi ve 5510 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Yasa'nın 6. maddesi ile 5510 sayılı Yasa'nın 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınarak; davanın kamu düzenine ilişkin olduğu da gözetilerek davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığı yeterli ve gerekli bir araştırmayla hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlenmelidir.
Diğer taraftan, 506 sayılı Kanunun Kanunla mülga 60 ncı maddesinin (G) fıkrası, “Bu maddenin uygulanmasında; 18 yaşından önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olanların sigortalılık süresi, 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul edilir. Ancak, bu tarihten önceki süreler için ödenen malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primleri, prim ödeme gün sayılarının hesabına dahil edilir.” hükmüne amir olup, söz konusu fıkra, 1/4/1981 tarihinde 2422 sayılı Kanunla 506 sayılı Kanuna eklenmiştir. Yine aynı Kanunla 506 sayılı Kanuna eklenen geçici 54 üncü maddede, 1/4/1981 tarihinden önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tescil edilmiş olanlar hakkında 60 ıncı maddenin (G) fıkrası hükmünün uygulanmayacağı hüküm altına alınmıştır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerin incelenmesinden; 02/08/1982 tarihli işe giriş bildirgesinin 01/03/1968 doğum tarihli olan davacı adına Batman-Siirt'teki 5493 sicil no lu Kanatlı Köyü Okul İnşaatı ünvanlı işyerince düzenlenmiş olup Kurum kayıtlarına 29/08/1983 tarih ve 17768 varide no ile intikal ettiği, davacıya ait hizmet cetvelinde 01/09/1990-05/06/2011 tarihleri arasında Kurum'a dava dışı muhtelif işyerlerince davacı adına hizmet bildiriminde bulunulduğu, dava dışı 5493 sicil no lu işyerine ait 1982/3-1983/3 dönem bordrolarının getirtildiği, yapılan zabıta araştırması neticesi ihtilaf konusu dönemde görev yapan Kanatlı Köyü Muhtar ve azalarının listesinin tutanağa bağlanmak suretiyle Mahkeme'ye bildirildiği, yargılama esnasında alınan bilirkişi raporunun dosyaya sunulduğu , duruşmalarda davacı tanıklarının dinlendiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda; Mahkemece tahsis talep tarihi itibariyle yaşlılık aylığı koşulu taşımayan davacının bu talebi ile ilgili olarak kurulan hüküm yerinde olmakla birlikte davacının 02/08/1982 tarihinde 1 (bir) gün çalıştığının tespitine dair kurulan hükümde; belirtilen tarihte 14 yaşında olan davacının bu çalışmasının Yargıtay'ın aradığı nitelikte olmayan tanık beyanları ile yetinilmek suretiyle tespiti hatalı olmuştur. Öte yandan 506 sayılı Yasa'nın 60/G maddesi dikkate alınmadan sonuca gidilmesi isabetsiz olmuştur.
Mahkemece yapılacak iş; davacının sigorta sicil kartı ve işe giriş bildirgesindeki sigorta sicil numarasının Kurum'un hangi ünitesince verildiği ve hangi yılın ve ayın serilerinden olduğunu sormak, dosyaya ibraz olunan dönem bordrosunda dava dışı inşaat işyerinde ihtilaf konusu dönemde çalışma kaydı bulunan tanıklar ile yapılan zabıta araştırması neticesi Mahkeme'ye bildirilen Kanatlı Köyü Muhtarı ve azaları arasından re'sen seçilecek şahısların tanık olarak beyanlarına başvurmak, tanıkların adreslerine ulaşılamaması ya da beyanları ile yetinilmemesi halinde çalışmanın geçtiği ileri sürülen inşaat işyerine komşu işyerlerinin bulunup bulunmadığını Belediye, Emniyet veya Jandarma vasıtasıyla saptamak, saptanan bu işyerlerinin kayıtlarına geçmiş kişilerin, başka bir anlatımla, Bağ-Kur’da, Sosyal Sigortalar Kurumu’nda veya diğer sosyal güvenlik kuruluşlarında kayıtları olan komşu işyeri sahiplerinin veya çalışanlarının bilgilerine başvurup 506 sayılı Yasa'nın 60/G maddesi hükümlerini de göz önünde bulundurarak sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir.
Mahkemece yukarıda açıklanan bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan eksik inceleme ve araştırma neticesi yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden davacıya iadesine
09/05/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.