"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, hizmetlerin iptaline ilişkin kurum işleminin iptaline Kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurum vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
Dava, davacının dava dışı ...'ne ait işyerinde 10.09.2011-31.12.2012 tarihleri arasında geçen çalışmalarını iptal eden kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. maddesinde bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması halinde somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen komşu işyeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca gitmek mümkündür.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının dava dışı şirkette 10.09.2011-31.12.2012 tarihleri arasında geçen çalışmalarının fiili çalışma olmadığı gerekçesi ile davalı Kurumun 24.07.2013 tarihli denetim raporuna istinaden iptal edildiği, davacı ile birlikte 3 kişinin hizmetlerinin iptal edildiği ve diğer sigortalıların davalı Kuruma karşı açtığı davalar reddedilip, Yargıtay denetiminden geçerek onandığı, tanık dinlendiği ve işyerinin inşaat işyeri olup, davacının büro kısmında çalıştığı iddiasının tanıklarca doğrulanmadığı gibi davacı ve diğer sigortalı kadınların şirket ortaklarının akrabası olduğu, davacı adına maaş ödemesinin banka aracılığı ile yapıldığı ve yapılan ödemelerin ertesi gün şirket çalışanı ... tarafından ertesi gün çekildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda; davacının dava dışı şirket ortağının akrabası olması, işyerinin inşaat işyeri olup tanık beyanlarından çalışmaların fiili olmadığı anlaşıldığı gibi, hizmet akdinin unsurlarından olan ücret ödemelerinin ertesi gün şirket çalışanı tarafından çekilmesi hususları birlikte değerlendirildiğinde çalışmanını fiili olmadığı ve Kurum işleminin yerinde olduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın davanın reddi yerine yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,09.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.