Logo

21. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, sigorta başlangıç tarihinin 20.09.1976 olduğunun tespitiyle yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine, karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.

Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava; davacının 20.09.1976 tarihinde bir gün süre ile çalıştığının ve yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.

Mahkemece; davacının sigorta başlangıcının 20.09.1976 olduğunun ve 01.06.2013'ten itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmiştir.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden; inşaatta demir-çelik kalıp ustası olarak çalıştığını beyan eden davacı adına 01.09.1976 tarihli işe giriş bildirgesi düzenlediği ve bu bildirgenin 20.09.1976 tarihinde davalı Kurum'a ulaştığı, işe giriş bildirgesinde bildirilen işyerinin 19.04.1975 – 26.01.1978 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa kapsamında olduğu, her ne kadar davacı tanıkları davacı ile birlikte çalıştıklarını beyan ederek davacının çalışmalarını doğrulamışlarsa da bordro tanıklarının dinlenilmediği ve komşu işyeri tanıklarının da araştırılmadığı anlaşılmaktadır.

Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli değildir. Aynı zamanda o kimsenin Yasa'nın belirlediği biçimde (506 sayılı Yasa'nın 2. maddesi ve 5510 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Yasa'nın 6. maddesi ile 5510 sayılı Yasa'nın 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.

Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmeli, buna göre dönem bordrosunda yer alan ve davacının talep ettiği tarihte çalışması mevcut tanıklar ile gerektiğinde komşu işyerleri çalışanları olduğu kayıtlarla ya da emniyet yolu ile yaptırılacak araştırma ile belirlenen kimselerin beyanlarına başvurulmalı, sonucuna göre karar verilmelidir.

Somut olayda; yetersiz tanık beyanları ile sonuca gidilmesi isabetsiz olmuştur.

Mahkemece yapılacak iş; bordrolarda adı bulunan kayıtlı çalışanlar arasından re'sen seçilecek tanıkları dinlemek, bordro tanıklarına ulaşılamaz veya beyanları yeterli bulunmaz ise zabıta marifeti ile ya da davalı Kurum'dan sorarak; talep edilen tarihte işe giriş bildirgesinde bildirilen işyerine komşu işyeri sahipleri ile bu işyerlerindeki çalışmaları kayıtlara geçmiş çalışanları tespit ederek dinlemek, ayrıca davacı tanıklarının sicil dosyalarını celbederek talep edilen tarihte davacının işe giriş bildirgesinin verildiği işyerinden verilmiş işe giriş bildirgeleri bulunup bulunmadığını araştırmak ve böylece toplanan delillere göre sonuca gitmekten ibarettir.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 24.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

C.C

***