Logo

21. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

: 2-... Vek.Av. ...

Davacı, 19.01.1998 - 01.01.2001 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen çalışmalarının tüm sigorta kollarına tabi olarak geçtiğinin ve davalı işyerinden ayrıldığı tarihten itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.

Hükmün davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, davacının 19.01.1998 - 01.01.2001 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen çalışmalarının tüm sigorta kollarına tabi olarak geçtiğinin ve davalı işyerinden ayrıldığı tarihten itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.

Mahkemece istemin kabulü ile, davacı adına kısa vadeli sigorta kollarından prim yatırılan 19.01.1998 - 01.01.2001 tarihleri arısındaki sürenin 506 sayılı yasa kapsamında uzun vadeli sigorta kollarına tabi olduğunun, prime esas kazancının da kısa vadeli sigorta kollarına esas olmak üzere işverence daha önce bildirilen prime esas kazanç olduğunun ve 01.07.2013'ten itibaren yaşlılık aylığının hak kazandığının tespitine karar verilmiştir.

Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 3.maddesinin II-A fıkrasının 4958 sayılı Yasa’nın 57. maddesi ile yürürlükten kaldırılmadan önceki halinde; malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarının bir işveren emrinde çalışan ve Türk uyruklu olmayan kimselerden, Kurumdan yazılı istekte bulunanlar hakkında ve istek tarihinden sonraki aybaşından başlanarak uygulanacağı belirtilmiştir. 4958 sayılı Yasa’nın yürürlüğe girdiği 06.08.2003 tarihinden itibaren bir işveren emrinde çalışan yabancı uyruklu işçiler isteklerine bakılmaksızın tüm sigorta kolları kapsamına alınmıştır.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davalı üniversite ile yabancı uyruklu öğretim görevlisi olan davacı arasında birincisi 19.1.1998 - 30.9.1998 tarihleri arasında geçerli olan ve sonrasında kesintisiz şekilde her yıl yenilenen, son olarak 1.7.2012 - 30.6.2013 tarihleri arasında geçerli olmak üzere düzenlenen sözleşmeler olduğu, davacının dava konusu dönemde Bulgaristan uyruklu olup Türk Vatandaşı olmadığı, davacının işverenden 7.2.2001 tarihli dilekçe ile SSK emeklilik primlerinin yatırılmasını talep ettiği, davacının tamamı davalı işyerinde olmak üzere 1.1.2001-30.6.2013 tarihleri arasında kesintisiz SSK hizmetlerinin Kuruma bildirildiği, davalı işyerinden davacının 1.2.1998 tarihli işe giriş bildirgesinin Kuruma verildiği, davacının 17.4.2013 tarihli dilekçesi ile davalı Kurumdan, tüm primlerinin içeriğinin tespitini ve emeklilik durumunun hesaplanmasını isteyerek başvuru tarihinden itibaren emekli aylığı bağlanmasını talep ettiği, davalı Kurumun ise 10.6.2013 tarihli yazısı ile 4500 gün şartını sağlamadığından ve 25 yıllık sigortalılık süresini 1.1.2026 tarihinde dolduracağından emeklilik talebini reddettiği, davacı tanıklarının dinlendiği, bilirkişi raporu alındığı anlaşılmaktadır.

Somut olayda, 506 sayılı Yasa'nın 3. maddesinin II-A fıkrasının yürürlükte olduğu 19.01.1998 - 01.01.2001 tarihleri arasında yabancı statüsünde olan davacının, 01.02.1998 tarihinde işe başladığına dair verilen işe giriş bildirgesinin 506 sayılı Yasa'ya tabi malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olarak çalışmak istediğine dair başvuru olarak kabulü doğru olmakla birlikte, işe giriş bildirgesinin verilmesinden önceki 19.01.1998-01.02.1998 tarihleri arası dönem yönünden Kuruma yazılı bir başvurusu bulunmadığı, işveren tarafından bildirimi olmadığı için Kurumdan yazılı istekte bulunduğu da kabul edilemeyeceği değerlendirilmeden sonuca gidilmesi isabetsiz olmuştur.

Yapılacak iş; davacı 506 sayılı Yasa'nın 3. maddesinin II-A fıkrasının yürürlükte olduğu dava konusu dönemde yabancı statüsünde olduğundan ve 19.01.1998-01.02.1998 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa'ya tabi malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olarak çalışmak istediğine dair Kuruma yazılı bir başvurusu bulunmadığından, bu dönem yönünden davanın reddine karar vermek ve yaşlılık aylığı koşullarını da buna göre yeniden değerlendirmekten ibarettir.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalılardan ...'ne iadesine 23.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

M.O

***