Logo

21. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

Davacı, 01/12/2013 tarihi itibariyle maaş artışına hak kazandığının ve borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.

Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, davacının davalı Kuruma borcu bulunmadığının tespiti, kesilmiş olan yetim aylığının yeniden bağlanması ve 01/12/2013 tarihi itibariyle maaş artışına hak kazanmış olduğunun tespiti istemine ilişkindir.

Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

Davacının murisi babasının 01.01.1985-07.06.1995 tarihleri arasında 10 Yıl, 5 ay,6 gün 1479 sayılı Yasaya sigortalılığı bulunan davacının murisinin 07.06.1995 tarihinde vefatı sonrası, murise ait prim borçlarının 10.09.2001 tarihinde ödenmesi üzerine davacının annesi ile davacıya 01.10.2009 tarihinden itibaren aylık bağlanmış olduğu, davalı Kurum tarafından davacının 02.01.2013 tarihinde ölen annesinin maaşının tamamının tarafına aktarılması için yaptığı başvuru sonrası yapılan gelirden çıkarma işlemi sırasında 10.09.2001 tarihinde yapılan prim tahsilatında bilgisayar programında yapılan hata nedeni ile 1.235,873,600-Tl eksik tahsilat yapıldığının saptandığı, bunun üzerine davaya bağlanan ölüm aylığının kesildiği, yapılan güncelleme sonucu hesaplanan 6593,74-TL borcun ödenmesi halinde davacıya yeniden aylık bağlanabileceğiinin bildirildiği anlaşılmaktadır.

Somut olayda, mahkemece 5510 sayılı Yasa'nın geçici 63.maddesinin göz önünde bulundurulmamış olması hatalıdır.

4.4.2015 tarihli 6645 sayılı Kanunun 56. maddesi ile 5510 sayılı Yasa’ya eklenen ve 23.4.2015 tarihinde yürürlüğe giren Geçici 63. maddede kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlarla tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan, Kuruma kayıt ve tescilleri yapıldığı hâlde, bu maddenin yayımlandığı ayın sonu itibarıyla 12 ay ve daha fazla süreye ilişkin prim borcu bulunanların, bu sürelere ilişkin prim borçlarını, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden ay başından itibaren üç ay içinde ödememeleri veya ilgili kanunları uyarınca yapılandırmamaları hâlinde, prim ödemesi bulunan sigortalıların daha önce ödedikleri primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibarıyla, prim ödemesi bulunmayan sigortalıların ise tescil tarihi itibarıyla sigortalılığı durdurulur. Durdurulan süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmez ve bu sürelere ilişkin Kurum alacakları takip edilmeyerek bunlara Kurum alacakları arasında yer verilmez. Sigortalılıkları durdurulanlardan bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında çalışmaya devam edenlerin sigortalılıkları bu maddenin yayım tarihini takip eden ay başı itibarıyla yeniden başlatılır"şeklinde düzenleme getirilmiştir.

Yapılacak iş, murisin 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılığa ilişkin olarak yaptığı prim ödemelerinin karşıladığı sigortalılık süresini belirlemek, bunun için geçici 63.madde uyarınca 12 ay ve daha fazla süreye ilişkin prim borcu bulunup bulunmadığını davalı Kurumdan sormak, geçici 63.maddenin uygulanma koşulları var ise murisin sigortalılığının ödediği primlerin karşıladığı süre sonunda durduğunu kabul etmek, bu sigortalılık sürelerine göre davacının ölüm aylığına hak kazanıp kazanmadığını, kazanmış ise aylık miktarını tespit etmek ve davacının annesinin ölümünün ölüm aylığını etkileyip etkilemediğini de değerlendirerek sonuca göre davacının tüm talepleri konusunda karar vermekten ibarettir.

Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O hâlde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine

09.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***