Logo

21. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, kurum işleminin iptaline, çalıştığı iş yerinin ve hizmetinin tespitine, kesilen aylıkların yeniden bağlanmasına, birikmiş aylıkların faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.

Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Davacı; davalı Kurum tarafından, 1343525.34.30 sicil numaralı işyerinde geçen 90 günlük çalışmasının iptal edilmesi neticesinde yaşlılık aylığının iptal edildiğini ve yersiz ödeme çıkarıldığını beyanla davalı Kurum'un yaşlılık aylığının kesilmesine ve 44.315,81 TL borç tahakkuk ettirlmesine dair işleminin iptaline, iptal edilen 90 günlük hizmetinin geçerli olduğunun ve kesilen yaşlılık aylığının kesildiği tarihten itibaren bağlanması gerektiğinin tespitine, kesilen birikmiş aylıkların hak ediliş tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden; mahkemece, 10.03.2015 tarihli celsede davacı vekiline, davacının nerede, kimin yanında çalıştığını, ne iş yaptığını bildirmesi, sicil numarasını, ücret sözleşmesi, fatura banka dekontu gibi belgelerini sunması için bir hafta, davasının hizmet tespiti davası mı, Kurum işleminin iptali veya alacak davası mı olduğunu net olarak açıklaması ve davasını bildirdikten sonra buna göre tefrik işlemlerini yaparak davaya devam edilip edilmeyeceği hususunda beyanlarını bildirmesi için iki hafta kesin süre verildiği, kesin sürenin yaptırımlarının ara kararda belirtildiği, davacı vekilince 25.03.2015 tarihinde yazılı beyanda bulunularak; davacının reklam ajansında figüranlık yaptığının, davanın Kurum işleminin iptali olarak devam etmesini ve hizmet tespiti davasının tefrik edilmesini istediklerinin bildirildiği, ancak mahkemece; davacının verilen kesin süreye rağmen dosyaya hiçbir yazılı belge ibraz etmediği, davacının çalıştığını gösteren hiçbir yazılı belge sunulmadığı, denetim raporunun aynı şekilde yazılı belgelerle ispat edilmesi gerektiği gerekçeleri ile davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.

Somut olayda mahkemece; her ne kadar anılan gerekçeler ile davanın reddine karar verilmişse de; davacı vekili kendisine verilen iki haftalık kesin süre içerisinde davanın Kurum işleminin iptali olarak devam etmesini ve hizmet tespiti davasının tefrik edilmesini istediklerinin bildirmiştir. Davacının iptal edilen hizmetlerinin tespitine ilişkin istemi ise davanın temelini oluşturmaktadır ki söz konusu hizmetin fiili çalışmaya dayandığı ispat edildiğinde Kurum işleminin de iptali gerekecektir. 506 sayılı Yasa'nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa'nın 86/9. maddeleri hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği gereği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. O halde; mahkemece, davanın kamu düzenini ilgilendirdiği, bu itibarla; davacı taraf delil sunmasa da re'sen araştırma ilkesi gereğince mahkemece re'sen toplanacak deliller dikkate alınarak sonuca gidilmesi gerektiği göz ardı edilelerek, davacının hizmetinin iptal edilmesine dayanak denetmen raporu dosya arasına alındığı halde söz konusu rapora göre davacının çalışmalarının gerçek olup olmadığı hususunda re'sen delil toplanmadan ve gerekli araştırma yapılmadan, davacı vekilince dosyaya hiçbir yazılı belge ibraz edilmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur.

Mahkemece yapılacak iş; davacı hakkında açılan Cumhuriyet Savcılığı soruşturmasının sonucunu araştırmak, dosyada mevcut denetmen raporundaki bilgi ve belgeler ışığında araştırmayı genişletmek, davacının iptal edilen çalışmasının geçtiği işyerine iptal edilen sürede komşu olan işyeri sahipleri ile bu işyerlerindeki çalışmaları kayıtlara geçmiş çalışanları tespit ederek dinlemek, yine iptal edilen çalışmaların geçtiği işyerinin iptal edilen dönemdeki bordro tanıklarını dinleyerek varılacak sonuca göre hüküm kurmaktan ibarettir.

Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine

07.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***