"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, Kurum işleminin iptaliyle ölüm aylığı bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı, emekli öğretmen olarak yaşlılık aylığı aldığını, aynı zamanda babasından da ölüm aylığı almak için davalı Kurum'a başvurduğunu, ancak talebinin davalı Kurum tarafından reddedildiğini beyanla Kurum işleminin iptalini ve babasından da ölüm aylığı bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; Kurum işleminin iptaline, sayılı Emekli Sandığına tabi olarak yaşlılık aylığı alan davacının 1479 sayılı Yasa'ya tabi sigortalı iken 09.04.2002 tarihinde ölen babasından da hak sahibi kızı olarak ölüm aylığı alabileceğinin tespitine, davacıya tahsis talep tarihini izleyen aybaşından itibaren ölüm aylığı bağlanmasına karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının babasının 09.04.2002 tarihinde vefat ettiği, Bağ-Kur sigortalısı olduğu, davacının 5434 sayılı Yasa kapsamında 15.08.1999 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı aldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık; 5434 sayılı Yasa kapsamında yaşlılık aylığı alan davacıya, ölen babasından dolayı ayrıca ölüm aylığı bağlanıp bağlanamayacağı noktasında toplanmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 1479 sayılı Yasa'nın 46/2.maddesinde; “ Sigortalının kız çocuklarına bağlanan aylıklar, bu Kanun ile diğer sosyal güvenlik kanunları kapsamında çalışmaya başladıkları veya evlendikleri tarihi takip eden aylık ödeme tarihinden itibaren kesilir. Aylığın kesilmesine yol açan nedenlerin ortadan kalkması halinde, bu Kanunun 45 inci maddesinin ikinci fıkrasının ( c ) bendi hükmü saklı kalmak şartıyla, bu tarihi takip eden aylık ödeme tarihinden başlanarak yeniden aylık bağlanır. Ancak evliliğin son bulması ile kocasından da aylık almaya hak kazanan kız çocuklarına bu aylıklardan fazla olanı ödenir.” hükmü yer almaktadır.
Somut olayda; 1479 sayılı Yasanın 46/2.maddesi göz ardı edilerek davanın reddi yerine yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 07.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.