"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı ... ... İl Müdürlüğü ... İşletme Baş Mühendisliği ... ... İl Müdürlüğü vekilince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, iş kazasından maluliyete dayalı davacı sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının maddi tazminat isteminin kabulü ile 67.134,08 TL maddi tazminat ile, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 25.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı asıl ve alt işverenlerden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 10.11.2008 tarihinde davalı alt işveren ... İnşaat isimli işyeri sahibi ... işçisi olarak, asıl işveren ...'ne ait elektirik hattında elektirik direği yenileme işlemi esnasında iş kazası geçirerek %28,2 oranında malul kaldığı, 06.05.2013 tarihli bilirkişi heyeti kusur raporunda Asıl İşveren Yeşilırmak ...'ne %50, Alt İşveren ...'ya %30, Kazalı işçiye %20 kusur verilmişken;
... tarafından ... Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinin 2011/12 E., 2014/23 K. sayılı dosyasında açılan, Rücu Dava Dosyasında alınan 15.02.2013 tarihli bilirkişi heyeti kusur raporunda Asıl İşveren ...ne % 20, Alt İşveren ...'ya %50, Kazalı işçiye ise % 30 kusur verildiği, böylelikle kusur raporları arasında çelişki oluştuğu, mahkemece kusur raporları arasında çelişkinin yeniden bilirkişi heyetinden rapor alınması suretiyle giderilmediği anlaşılmaktadır.
İş kazalarında olay, İş Hukuku ve Sosyal Güvenlik İlkeleri çerçevesinde değerlendirilmeye tabi tutulmalıdır. İşverenin iş kazası sonucu meydana gelen zarar nedeniyle hukuki sorumluluğu yasa ve içtihatlarla belirlenmiş olan ayrık haller dışında ilke olarak iş aktinden doğan işçiyi gözetme ( koruma ) borcuna aykırılıktan kaynaklanan kusura dayalı sorumluluktur. İnsan yaşamının kutsallığı çerçevesinde işverenin işçilerin sağlığını ve güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu İş Kanunu'nun 77. maddesinin açık buyruğudur.
İş kazasından doğan tazminat davalarının özelliği gereği, İş Kanunu'nun 77. maddesinin öngördüğü koşulları göz önünde tutarak ve özellikle işverenin niteliğine göre, işyerinde uygulanması gereken İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü'nün ilgili maddelerini incelemek suretiyle, işverenin işyerinde alması gerekli önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı gibi hususlar ayrıntılı bir biçimde incelenmek suretiyle kusurun aidiyeti ve oranı hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde belirlenmelidir. (Hukuk Genel Kurulunun 16.06.2004 gün ve 2004/21-365 E.-369 K.sayılı kararı da aynı yöndedir )
Somut olayda, 10.11.2008 tarihinde gerçekleşen iş kazası nedeniyle açılan iş bu tazminat dosyasında alınan 06.05.2013 tarihli bilirkişi kusur raporu ile, ... tarafından açılan rücu dosyasında alınan 15.02.2013 tarihli bilirkişi kusur raporlarında benimsenen kusur oranları açısından çelişkinin bulunduğu anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş; zararlandırıcı olay tarihinde yürürlükte bulunan İş Kanunu'nun 77. maddesinin öngördüğü koşullar göz önünde tutularak, raporlar arasında çelişkinin giderilmesi ve olayın oluşuna uygun rapor alınması için dosyanın konusunda uzman 3 kişilik iş güvenliği uzmanlarından oluşturulacak bilirkişi heyetine incelettirilmek suretiyle kusur raporu almak iken; yetersiz bilirkişi kusur raporunu hükme esas alarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı ... vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve sair temyiz itirazları incelenmeksizin hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalı ...'a iadesine, 04.10.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.