"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, Kurum tarafından gönderilen ödeme emrinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, davanın görev yönünden reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, davacı ... aleyhine 6183 sayılı Kanun gereğince, 02/04/2015 tarih 5.233.641 sayı 2005/11 takip dosya numarasıyla çıkartılan tasarruf teşvik borcunun iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece; yargı yolu yanlışlığı nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık, yargı yolunun saptanması hususunda toplanmaktadır.
506 sayılı Yasa’nın 80/5.maddesine göre “Kurumun, süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51 inci, 102 nci ve 106 ncı maddeleri hariç diğer maddeleri uygulanır. Kurum, 6183 sayılı Yasa'nın uygulanmasında Maliye Bakanlığı, diğer kamu kurum ve kuruluşları ve mercilere verilen yetkileri kullanır.” denilmektedir. 5510 sayılı Yasa'nın mükerrer 88/16. maddesinde de; “Kurumun süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usûlü Hakkında Kanunun 51 inci, 102 nci ve 106 ncı maddeleri hariç, diğer maddeleri uygulanır. Kurum, 6183 sayılı Kanunun uygulanmasında Maliye Bakanlığı ile diğer kamu kurum ve kuruluşları ve mercilere verilen yetkileri kullanır.” denilmiştir. 6183 sayılı Yasa'nın 58/1.maddesine göre ise, “ Kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahıs,böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait itiraz işlerine bakan vergi itiraz komisyonu (İş Mahkemesi) nezdinde itirazda bulunabilir.” hükmünü amirdir.
Uyuşmazlık, görevli mahkemenin belirlenmesi noktasında toplanmaktadır.
09/03/1988 gün ve 3417 Sayılı Yasanın mülga 7 nci maddesi ile 29.04.2003 gün 4853 sayılı Yasa'nın 8. maddesinde, işverenlerin ücretlerinden yapacakları tasarruf kesintileri ile sağlayacakları işveren katkılarını 4. maddede belirtilen süreler içinde ilgililerin banka hesaplarına yatırmamaları halinde yatırılması gereken miktarlar re'sen veya ilgililerin başvurusu halinde, Sosyal Sigortalar Kurumunca 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun primlerin tahsiline ilişkin hükümler dairesinde tahsil olunarak alınacak gecikme zammı ile birlikte ilgili banka hesabına yatırılır" hükmü yer almaktadır.
Davalı Kurum, işverenin tasarruf kesintisi ile işveren katkısını ilgililerin banka hesabına yatırmamaları halinde yatırılması gereken miktarları re'sen veya ilgililerin başvurusu üzerine 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun primlerin tahsiline ilişkin hükümleri dairesinde tahsil ederek alacağı gecikme zammı ile birlikte ilgili banka hesabına yatırmakla yükümlüdür. Öte yandan, 506 sayılı Yasanın 80. maddesinde ödenmeyen prim alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanunun 51. maddesi hariç diğer maddelerinin uygulanacağı ve Kurum alacaklarının tahsilinde 21/7/1953 tarih ve 6183 sayılı kanunun uygulanmasından doğacak uyuşmazlıkların çözümlenmesinde alacaklı Sigorta müdürlüğünün bulunduğu yer iş Mahkemesi yetkili olduğu bildirilmiştir.
Şu duruma göre somut olayda, davalı Kurum'un 6183 sayılı Kanun gereğince davacı ...'ye tasarruf teşvik alacağına ilişkin olarak takibe başladığı ve uyuşmazlığın 506 sayılı Yasanın 80. maddesinden kaynaklandığından, Sosyal Sigortalar Kanunun 134. maddesi gereğince uyuşmazlığın İş Mahkemesinde çözümlenmesi gerekir. Öte yandan; idarenin davacı olduğu durumlarda, İdare Mahkemesi'ne dava açılması da mümkün değildir.
Yapılacak iş, işin esasına girilerek sonucuna göre karar vermekten biarettir.
Mahkemece bu hususlar göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme sonucu verilen karar usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine
21.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.