Logo

21. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İŞ) Mahkemesi

Davacı, sigorta başlangıç tarihinin 10/06/1997 olduğunun tespitine, hizmetlerinin birleştirilmesine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.

Hükmün, davacı ile davalılardan Kurum ve ... vekillerince tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R

Dava, davacının davalı ... nezdinde 10/06/1997-30/06/2014 tarihleri arasında geçen hizmetlerinin tespiti istemine ilişkindir.

Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Uyuşmazlık, somut olayda fiili çalışma olgusunun ispatı konusunda, Mahkemece yapılan inceleme ve araştırmanın hükme yeterli bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.

Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa'nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.

Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olgusu her türlü delille ispat edilebilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.

./..

Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacına adına Kurum'a bildirilmiş 5510 sayılı Yasa 4/a kapsamında sigortalılık hizmetinin bulunmadığı, davacının 14/06/1999 tarihinden itibaren devam eden 1479 sayılı Yasa kapsamında Bağ-Kur sigortalılığının bulunduğu, 01/05/2003 tarihinden itibaren berberlik faaliyetinden dolayı devam eden vergi kaydının bulunduğu, davacı adına ücret ödemesinde bulunulduğuna ilişkin olarak düzenlenmiş 25/03/2009, 25/12/2009, 25/12/2010, 15/12/2011, 26/08/2012, 15/12/2012, 20/12/2013, 20/03/2014 tarihli köy masraf senetleri ve ita emirlerinin dosyaya sunulduğu, köy tüzel kişiliğinin sona erdikten sonra köy karar defterinin Muhtarlıkta kaybolduğunun 20/12/2014 tarihinde tutanağa bağlanmış olduğu, alınan bilirkişi raporunun dosyaya sunulduğu, duruşmalarda davacı tanıkları ile kamu tanıklarının dinlendiği anlaşılmaktadır.

Somut olayda, davacının tespitini talep ettiği hizmet dönemi içerisinde berberlik faaliyetinde de bulunduğu anlaşılmaktadır. Gerçekten sosyal güvenlik sistemimizde çifte sigortalılığa yer verilmemiş olması nedeniyle "çakışan sigortalılık" olarak adlandırılan, bir sigortalının aynı anda birden fazla sosyal güvenlik kurumuna tabi olması halinde ihtilafın yasalarda yer alan düzenlemelerle birlikte sadece bir sigortalılığa geçerlilik tanınarak çözüme kavuşturulması gerekmektedir. Bununla birlikte davacının davalı işyeri nezdinde “köy bekçisi” olarak geçtiğini iddia ettiği çalışmasının tam zamanlı mı, yoksa (part-time) kısmî zamanlı mı olduğu hususunda yeterli araştırma yapılmalı, hizmet süreleri her türlü şüpheden uzak bir şekilde net olarak tespit edilmelidir.

Bu doğrultuda yapılacak iş, tespiti talep olunan dönem içerisinde çalışmanın gerçekliği, işin ve işyerinin kapsam ve niteliğiyle, süresinin belirlenebilmesi amacıyla davacının berber olarak faaliyete bulunduğu dükkana ait var ise elektrik, su, telefon aboneliğine ilişkin kayıtları ilgili yerlerden getirterek davacının bu faaliyetinin süreklilik arz edip etmediğini değerlendirmek, var ise ihtilaf konusu dönem içerisinde İlçe Jandarma Komutanlığından köy bekçisi olarak davacıya silah teslimi yapılıp yapılmadığını, İlçe Kaymakamlığından köy bekçisi olarak kaydının bulunup bulunmadığını sormak, köy muhtarı ve azası olarak görev yapan kişiler ile davacının köy bekçisi olarak çalışmasıyla ilgili bilgi sahibi olan köy sakinlerini araştırıp tespit ederek davacının köy bekçisi olarak geçen hizmetinin tam zamanlı mı kısmî zamanlı mı çalışmaya dayandığına, davacının berber de olduğu dikkate alınarak köy bekçiliği görevine ara verip vermediğine dair yöntemince beyanlarını almak, gerektiğinde daha önce dinlenen tanıkları tekrar çağırmak suretiyle tanık beyanları arasındaki çelişkiyi gidermek, davacının geçiminin hangi sigorta kapsamındaki çalışmasına dayalı olduğunu, baskın sigortalılığın hangisi olduğunu belirlemek ve baskın çalışmanın geçtiği sosyal güvenlik kuruluşundaki sigortalılığa itibar ederek dosya kapsamı toplanan tüm delilleri birlikte değerlendirerek Mahkemece sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma neticesi yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, davacı ile davalılardan Kurum ve ... vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacı ile davalılardan İmamoğlu Belediye Başkanlığına iadesine, 06/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

C.C

***