"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı-karşı davalı, ölüm aylığının iptaline ilişkin Kurum işleminin iptaline,
Davalı-karşı davacı, haksız ödenen 18.426,76 TL'nin tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, davacı-karşı davalının isteminin reddine, davalı-karşı davacının isteminin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı/karşı davacı Kurumun tüm temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacı/karşı davalının emekli sandığı mensubu eşinden ötürü ölüm aylığı alırken, 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olan babasından dolayı bağlanan aylığı kesen Kurum işleminin iptali istemine ilişkin olup, karşı dava ise davalı/karşı davacı Kurumun davacıya yersiz ödenen aylıkların tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacı/karşı davalı ...'ın davasının reddine, davalı/karşı davacı ... davasının ise kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
Dosya içindeki kayıt ve belgelerden; 1479 sayılı Yasa uyarınca sigortalı olan davacının babasının 03.02.1977 tarihinde vefat ettiği ve davacının talebi üzerine 01.02.2010 tarihinde aylık bağlandığı, davacının emekli sandığı mensubu olan eşinin ise 08.12.1992 tarihinde vefat ettiği ve eşinden ötürü de ölüm aylığı aldığı, davacının eşinden dolayı emekli sandığından aldığı ölüm aylığı brüt asgari ücretten fazla olduğundan babasından aldığı aylığın 5510 sayılı Kanun ve 2013/26 sayılı Genelge gereğince başlangıç tarihi itibari ile iptal edildiği, 27.06.2014 tarihli borç bildirim belgesi ile de davacıya geriye dönük 18.426,76 TL borç çıkartıldığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda; davacının babasının ölüm tarihindeki mevzuata göre gelirinin bulunması nedeni ile aylık bağlanması mümkün değilse de, 1479 sayılı Yasa'nın 45. maddesine 24.07.2003 tarih 4956 sayılı Yasa'nın 23. Maddesi ile eklenen (c) fıkrası uyarınca “on sekiz yaşını, orta öğrenim yapması halinde yirmi yaşını, yüksek öğrenim yapması halinde yirmi beş yaşını doldurmayan ve (18 yaşını doldurmayanlar hariç) bu Kanun ile diğer sosyal güvenlik kanunları kapsamında çalışmayan, bu kanunlar kapsamındaki çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almayan veya yaşları ne olursa olsun çalışamayacak durumda malul olan çocuklarla, yaşları ne olursa olsun evli olmayan, evli olmakla beraber sonradan boşanan ve veya dul kalan ve bu Kanun ile diğer sosyal güvenlik kanunları kapsamında çalışmayan, bu kanunlar kapsamındaki çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almayan kız çocuklarının her birine %25'inden az aylık bağlanamaz” hükmü uyarınca kız çocuklarına aylık bağlanması mümkün hale gelmiştir. 24.07.2003 tarihinde çıkan yasa hükmü önceki düzenlemeye göre lehe olup uygulanmasının gerektiği ortadadır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın davacı/karşı davalı ...'ın davasının kabulü yerine yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı/karşı davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacı/karşı davalıya iadesine, 20.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.