"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, malulen emekliliğe hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının malulen emekliliğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile “davacının dava tarihi olan 07/05/2012 tarihi itibariyle malulen emekli olabileceğinin tespiti ile dava tarihini takip eden ay başından itibaren davacıya malulen emekli aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine” karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasanın 25 ve 26 maddeleridir. 25. madde de malul sayılma hali “sigortalının veya işverenin talebi üzerine Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurullarınca usûlüne uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbî belgelerin incelenmesi sonucu, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalılar için çalışma gücünün veya iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az % 60'ını, (c) bendi kapsamındaki sigortalılar için çalışma gücünün en az % 60’ını veya vazifelerini yapamayacak şekilde meslekte kazanma gücünü kaybettiği Kurum Sağlık Kurulunca tespit edilen sigortalının, malûl sayılacağı, ancak, sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten önce sigortalının çalışma gücünün % 60'ını veya vazifesini yapamayacak derecede meslekte kazanma gücünü kaybettiği önceden veya sonradan tespit edilirse, sigortalının bu hastalık veya özrü sebebiyle malûllük aylığından yararlanamayacağı, malullük sigortasından sağlanan haklar ve yararlanma şartlarını düzenleyen 26 maddede de; “Malûllük sigortasından sigortalılara sağlanan hakkın, malûllük aylığı bağlanması olduğu, sigortalıya malûllük aylığı bağlanabilmesi için sigortalının; a) 25 inci maddeye göre malûl sayılması b) En az on yıldan beri sigortalı bulunup, toplam olarak 1800 gün veya başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede malûl olan sigortalılar için ise sigortalılık süresi aranmaksızın 1800 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olması, c) Malûliyeti nedeniyle sigortalı olarak çalıştığı işten ayrıldıktan veya işyerini kapattıktan veya devrettikten sonra Kurumdan yazılı istekte bulunması, Ancak, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendine göre sigortalı sayılanların kendi sigortalılığı nedeniyle genel sağlık sigortası primi dahil, prim ve prime ilişkin her türlü borçlarının ödenmiş olmasının zorunlu olduğu bildirilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 2003/2-30/04/2012 dönemi içerisinde 2870 gün 5510 sayılı Yasa 4/a kapsamında sigortalılık süresinin bulunduğu, 20/04/2009 tarihinde Kurum'a malulen yaşlılık aylığı için tahsis talebinde bulunduğu, Kurum tarafından davacının bu talebinin çalışma gücünün %60 ını kaybetmediğinin tespit edilmesi nedeniyle reddolunduğu, Sosyal Sigortalar Yüksek Sağlık Kurulu'nun 04/10/2013 tarihli kararı ile “sigortalının Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Güç Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre sigortalının çalışma gücünün en az %60 ını kaybetmemiş olduğundan malül sayılamayacağı”nın belirtildiği, Adli Tıp Kurulu 3.İhtisas Kurulu'nun 01/08/2014 tarihli raporu ile “27/09/2010 tarihinde böbrek transplantasyonu geçiren kişinin 03.08.2013 tarih, 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hükümleri doğrultusunda malül sayılması gerektiği”nin belirtildiği, Sosyal Sigortalar Yüksek Sağlık Kurulu raporu ile Adli Tıp Kurulu 3.İhtisas Kurulu raporu arasındaki çelişkinin giderilmesine yönelik olarak Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu'ndan rapor alındığı, Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu'nun 05/02/2015 tarihli kararı ile de “03.08.2013 tarih, 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hükümleri doğrultusunda davacının çalışma gücünün en az %60'ının kaybettiği, davacının malül sayılması gerektiği, maluliyet başlangıç tarihinin 27/09/2010 tarihi olduğunun tespit edildiği”nin belirtildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, 5510 sayılı Yasa'nın 26. maddesi uyarınca maluliyet aylığı bağlanabilmesi için “en az on yıldan beri sigortalı bulunup, toplam olarak 1800 gün veya başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede malûl olan sigortalılar için ise sigortalılık süresi aranmaksızın 1800 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olması” koşulunun davacı sigortalı yönünden de gerçekleşmiş olması gerektiğinden Mahkemece maluliyet aylığı bağlanması için sigortalılık süresine ilişkin bu koşul irdelenmeksizin yazılı şekilde sonuca gidilmesi hatalıdır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 20/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
M.O