Logo

21. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverenlere ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.

Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davacının davalı Karapelit Turizm Lmt.Şti. nezdinde geçen ve Mahkemece hak düşürücü süre nedeniyle reddolunan hizmet süreleri yönünden yapmış olduğu temyiz itirazının reddi gerekir.

2-Davacının diğer davalı ... Gıda Tic.ve Nak. San. Ltd. Şti. nezdinde geçen hizmet sürelerinin tespitine yönelik yapmış olduğu temyiz itirazına gelince;

Dava, davacının davalı işyeri nezdinde 15/08/2009-15/04/2011 tarihleri arasında geçen hizmetlerinin tespiti istemine ilişkindir.

Mahkemece, ispatlanamayan istemin reddine karar verilmiştir.

Uyuşmazlık, somut olayda fiili çalışma olgusunun ispatı konusunda, Mahkemece yapılan inceleme ve araştırmanın hükme yeterli bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.

Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa'nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.

Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olgusu her türlü delille ispat edilebilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden, tespiti talep olunan hizmet dönemi içerisinde 01/06/2009-30/09/2009 tarihleri arasında dava dışı işyerlerinde geçen hizmetlerinin Kurum'a bildirilmiş olduğu, davalı işyerinin Alanya-Antalya adresinde kayıtlı olarak 06/06/2008 tarihinde “çamaşır yıkama” faaliyetinden dolayı Kanun kapsamına alınmış olduğu, davacının davalı işyerinde 05/01/2010-20/10/2010 tarihleri arasında kuru temizleme bölümünde “Sorumlu Şef” olarak 1000 TL ücret ile çalıştığına dair davalı işyerince düzenlenmiş 26/11/2011 tarihli belgenin dosyaya sunulduğu, duruşmalarda davacı tanıklarının dinlendiği anlaşılmaktadır.

Somut olayda, duruşmalarda dinlenen davacı tanıklarının Yargıtay'ın aradığı nitelikte tanık olmaması nedeniyle bu tanıkların beyanı ile yetinilerek fiili ve gerçek çalışma olgusunun ispatlanamadığı söylenemez. Bununla birlikte Mahkemece çamaşır yıkama tesisi olan davalı işyerinin Kanun kapsamına alınma tarihinden öncesinde de faal olup olmadığı hususunun hiç bir tereddüte yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi gerekir.

Hizmet akdinin oluşabilmesi için işyerinin varlığı öncelikli koşul olduğundan yapılacak iş; davalı işyerinin Kanun kapsamına alındığı tarih olan (14/07/2010) tarihinden öncesinde de işyerinin faal ve kapsama alınabilecek nitelikte olup olmadığını işyerine ait vergi kaydı, elektrik, su faturaları ile araştırmak, Belediye, zabıta aracılığıyla davalı işyerinin hangi tarihlerde faal olduğunu belirlemek, tespiti istenen dönem içerisinde davacının davalı işyerinde geçen çalışmalarının tespitine yönelik olarak ihtilaf konusu dönem bordrolarında kayıtlı ve tarafsız tanıklar saptanarak bunların bilgilerine başvurmak, bordrolu tanıklara ulaşılamazsa ya da beyanları ile yetinilmemesi halinde ve davalı işyerinin Kanun kapsamına alındığı tarihten önce de faal olduğunun belirlenmesi halinde bu süreler yönünden de geçerli olmak üzere ..., zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle yapılacak araştırma neticesi davalı işyerine komşu işyerleri belirlenerek bu işyerlerinin uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı çalışanları, yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını alıp çalışmanın niteliğini ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde kanıtladıktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.

Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu davanın kabulüne karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine

13/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***