"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı, 26/08/2002-01/10/2008 tarihleri arasındaki sigortalılığı iptal eden Kurum işleminin iptaline, sigortalılığının geçerli olduğunun ve 6111 sayılı Yasanın getirdiği ödeme kolaylığından faydalanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Davacı, 25.08.2002-01.10.2008 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa uyarınca bağ-kur sigortalısı olduğunun tespiti ile 6111 sayılı yasa'nın getirdiği ödeme kolaylığından faydalanması gerektiğinin tespitini talep etmiştir.
Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
1.4.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Yasa'nın 24. maddesinde zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için esnaf sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kaydı aranırken 20.4.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasa'nın 24. maddesi değiştirilerek zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olması şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için meslek kuruluşuna kayıtlı olma yeterli görülmüş, 22.3.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için vergi kaydı veya esnaf sicil kaydı veya oda kaydının bulunması yeterli görülmüş, 2.8.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olma şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için esnaf sicil kaydı ve oda kaydının bir arada bulunması yeterli görülmüştür.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 13.07.1991 tarihinde kurum kayıtlarına intikal eden işe giriş bildirgesi uyarınca oda kaydına istinaden 04.04.1988 tarihinden itibaren 1479 sayılı Yasa kapsamında kayıt ve tescilinin yapıldığı, 04.04.1988-13.01.1995(ssk), 11.06.1995-26.08.2002(ssk), 01.10.2008-29.03.2009, 15.03.2011-devam şeklinde esnaf bağ-kur sigorta kaydının bulunduğu, davacının 02.01.1991-01.10.11991, 15.03.2011- 08.04.2013 tarihleri arasında vergi kaydının, 04.04.1988-devam şeklinde oda ve esnaf sicil kaydının bulunduğu, 14.01.1995-06.02.2014 tarihleri arasında kısmi ve kesintili SSK'lı çalışmalarının bulunduğu, Kurumca davacının SSK'lı çalışmaları nedeni ile Bağ-Kur
sigortalılığından çıkış verildiği ve SSK'lı çalışmalarının bittiği tarihten bir gün sonra ise bağ-kur sigortalılığının yeniden başlatıldığı, Kurumca 26.08.2002 tarihinde SSK'lı çalışmaları nedeni ile bağ-kur sigortalılığı durdurulan davacının 619 sayılı KHK uyarınca bu tarihten itibaren vergi kaydına istinaden bağ-kur sigortalılığının mümkün olduğu gerekçesi ile oda kaydına istinaden sigortalılığının başlatılamadığının belirttiği ve eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık, 1.4.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Yasa'nını 24. maddesinde öngörülen koşulları taşıması nedeni ile zorunlu Bağ-Kur sigortalısı sayılan davacının 2654 sayılı Kanun ve 3165 sayılı Kanunla 1479 sayılı Yasa'nın 24. maddesinde yapılan değişikliklerin hak alanını doğrudan olumsuz yönde etkileyip etkilemeyeceği, giderek meslek kuruluş kaydı ile kazanmış zorunlu Bağ-Kur sigortalılığını ortadan kaldırıp kaldırmayacağı hususunda toplanmaktadır.
Somut olayda; davacının 04.04.1988 tarihi itibari ile tescilinin 22.3.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı Yasa'nın 24. maddesi uyarınca yapıldığı ve ilgili Yasa uyarınca zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için vergi kaydı veya esnaf sicil kaydı veya oda kaydının bulunması yeterli görülmüş olup, davacının oda kaydına göre sigortalı kabul edileceği ortadadır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin davanın kabulü yerine yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 03.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
C.C