Logo

21. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İŞ) Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.

Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava; davacının 23.05.1996 – 02.02.2003 tarihleri arasında davalı ...'ye ait iş yerinde geçen ve davalı Kurum'a bildirilmeyen çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.

Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile 01.10.2002 – 16.02.2003 tarihleri arasında 136 gün asgari ücretle sigortalı olarak çalıştığının tespitine karar verilmiştir.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden; talep edilen dönemde davacı adına davalı işyerince düzenlenen işe giriş bildirgesi ve davalı Kurum'a bildirilen çalışma bulunmadığı, ancak talep edilen dönem içerisinde kalacak şekilde 18.06.2002 – 01.07.2002 tarihleri arasında dava dışı işyerinden davalı Kurum'a çalışma bildirildiği, davacının davalı işyerinde 17.02.2003 – 2011/10. ay dahil çalışmalarının bulunduğu, talep edilen döneme ilişkin dönem bordrolarının dosya arasına alınmadığı, davalı ... tarafından gönderilen ve 1996/5-9 arası ve 12, 1997/1-3-4-6-8-910 1998/1-2-3-4-5-7-8-9-10-12, 1999/1-2-3-4-6-9-10-11-12, 2000/5-11 arası, 2001/11-12, 2002/1-2-3-8-10-11-12, 2003/1-2. aylara ait “ geçici yevmiyeli işçi bordrolarında ” davacının adının bulunduğu, sözkonusu “ geçici yevmiyeli işçi bordroları ” nın bazılarında imza olduğu, “ geçici yevmiyeli işçi bordroları ” nın bazılarında davacının çalıştığı gün sayısı belli olduğu halde bazılarında olmadığı, davacının çalıştığı günlerin yer aldığı belgelerde 26 ya da 27 gün çalıştığının anlaşıldığı, bazı aylarda çalışmasının kaç gün olduğunun fotokopi çekiminden dolayı okunamadığı, davalı ... tarafından; tüm aylara ilişkin maaş bordroları ve puantaj kayıtlarının tamamının Belediye arşivinde bulunamadığının, anılan dönemde düzenli bir arşiv sistemi olmaması ve 2001 yılında ilçede meydana gelen sel felaketinden dolayı ve o döneme kadar Belediye arşivinin zemin katta olması nedeniyle istenilen belgelere ulaşılamadığının bildirildiği anlaşılmaktadır.

Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa'nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliğinin kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.

Somut olayda; davacı 02.02.2003 tarihine kadar olan çalışmalarının tespitini talep ettiği halde çalışmaların 16.02.2003 tarihine kadar kabulüne karar verilerek talebin aşılması, öte yandan; dosyada mevcut “geçici yevmiyeli işçi bordroları” nın bir kısmı fotokopi olmasından dolayı okunamadığı halde denetime elverişsiz bordrolarla sonuca gidilmesi isabetsiz olmuştur.

Mahkemece yapılacak iş; talep edilen döneme ilişkin “ geçici yevmiyeli işçi bordroları ” nın ve puantaj kayıtlarının tamamının aslını veya onaylı ve okunaklı örneklerini getirtmek, sigortalının işyeri özlük dosyasının eksiksiz ve onaylı bir örneğini işyerinden istemek, davacıya “ geçici yevmiyeli işçi bordroları”ndaki imzaların kendisine ait olup olmadığını sormak, davacının imza inkarı halinde bu bordrolarındaki imzaların davacının eli ürünü olup olmadığına dair imza incelemesi yaptırmak, eli ürünü olduğu anlaşılan dönemler yönünden; imzalı ücret bordrosunda belirtilen kadar çalıştığını kabul etmek, eli ürünü olmadığı anlaşılan dönemler ile ücret bordrosu olmayan dönemler yönünden ise; işveren kuruluşun davacı ile ilgili yetkili şef, amir, müdür gibi yetkili kişilerini tespit ederek bunların bilgilerine başvurmak, davacının ücretini ne şekilde aldığını araştırmak, çalıştığını gösterir belgelerin ibraz edilememesi halinde bunun nedenini araştırmak ve haklı bir nedene dayanıyor ise bu takdirde tanık sözlerine itibar ederek davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek tüm deliller birlikte değerlendirilip davacının çalışmasının niteliğini somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koyduktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde tarafların bu yönü amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya ve davalı ...'na iadesine

19.09.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***