Logo

21. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.

Hükmün, davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, davacının 16.08.2011-12.03.2013 tarihleri arasında davalı işveren nezdinde çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.

Mahkemece, davanın kabulü ile davacının davalı şirket adına kayıtlı 1181235 işyeri sicil numaralı işyerinde 01/07/2012 - 31/03/2013 tarihleri arasında sigortasız çalıştığının tespitine karar verilmiş ise de bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile gidilmiştir.

Davanın 5510 sayılı Yasa'nın 4/I-a bendi kapsamındaki sigortalılara ilişkin olduğu, geçiş hükümlerini içeren aynı Yasanın Geçici 7. maddesi hükmü gözetildiğinde, somut uyuşmazlığın yasal dayanağı 506 sayılı Yasa'nın 79. maddesidir.

506 sayılı Yasa'nın 79/10. maddesinde bu tür hizmet tespit davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge veya yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması salt, bu nedene dayalı istemin reddine neden olmaz. Somut bilgilere dayanması koşuluyla, bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen veya bilmesi gereken komşu işyerleri kayıtlı çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen kimi diğer kanıtlarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Kamu düzenine dayalı bu tür davalarda hakim, görevi gereği doğrudan soruşturmayı genişleterek sigortalılık koşullarının oluşup oluşmadığını belirlemelidir. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.11.2004 gün 2004/21-538 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.

Diğer taraftan, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26. maddesi gereğince, hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Ancak, duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 16.08.2011-30.06.2012 tarihleri arasında davalı işyerinde sigortalı çalışmasının bulunduğu, çıkış bildiriminin bulunmadığı, davalı işyerinin 13.11.2010 tarihinden itibaren kanun kapsamında olduğu, 2011/5 ila 2012/6. aylara ait dönem bordrolarının gönderildiği, davalı işyerinin vergi mükellefiyetinin 31.12.2012 tarihi itibariyle sonlandırıldığı, davalı işverenliğin ticaret sicil kaydının ise devam ettiği, dinlenen davacı tanıklarının çalışmayı doğruladıkları anlaşılmaktadır.

Somut olayda, davacının talebinin 12.03.2013 tarihine kadar çalıştığının tespiti ile sınırlı olmasına rağmen mahkemece talep aşılarak 31.12.2013 tarihine kadar çalıştığının tespitine karar verilmesi ve dönem bordro tanıkları ile komşu işyeri tanıkları dinlenmeksizin eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olmuştur.

Yapılacak iş; davalı işyerine ait ihtilaflı dönem bordrolarını davalı kurumdan temin etmek, ihtilaflı dönemin tamamını kapsayacak dönem bordro tanıklarını dinlemek, davalı işyerinde çalıştığını belirten davacı tanıklarının hizmet cetvellerini davalı kurumdan istemek, dönem bordroları bulunmayan tarihlere ilişkin davalı işverenin vergi kaydının 31.12.2012 tarihinde sonlanması da dikkate alınarak davalı işyerinin ihtilaflı dönemin tamamında faal olup olmadığını titizlikle araştırıp açıklığa kavuşturmak, bu bağlamda, davalının vergi dairesi nezdinde 31.12.2012 tarihi sonrasında kaydının bulunup bulunmadığı yönünde araştırma yapılıp varsa mükellefiyet kayıtlarını temin etmek, davalıya ait ihtilaflı dönemde iş yeri olup olmadığı var ise bu işyerinin davaya konu dönemde çalışma izni ve ruhsatı ile elektrik-su-telefon aboneliğinin bulunup bulunmadığını ilgili belediye, ... müdürlüğünden sormak, davalıya ait işyeri kira ise kira sözleşmesini temin etmek suretiyle ihtilaflı dönemde davalı tarafından kullanılıp kullanılmadığını tespit ederek davalıya ait işyerinin hangi tarihlerde faal olduğunu belirlemek, işyerinin davalı dönemde faal olduğunun anlaşılması halinde ise dönem bordroları bulunmadığından ve dinlenen tanık beyanları yetersiz olduğundan ... Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanları; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak suretiyle davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği de nazara alınıp gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde kanıtladıktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, davalı kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 18.10.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***