Logo

21. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, almakta olduğu emekli aylığından 30/10/2012 tarihinden sonra yapılan kesintilerin faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.

Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, davacının davalı Kurum'a 30/10/2012 tarihinden itibaren ... borcunun bulunmadığının tespiti ve 30/10/2012 tarihinden sonra yaşlılık aylığından yapılan ... kesintilerinin iadesi istemine ilişkindir.

Mahkemece, davanın kabulü ile davacı adına 01/07/2006 - 30/10/2012 dönemleri için tahakkuk ettirilmiş ... Destek Primi borç tutarları yönünden davacının borçlu olduğu; 30/10/2012 tarihinden sonraki dönem için tahakkuk ettirilmiş ... Destek Primi borç tutarları yönünden ise, davacının borçlu olmadığı, 30/10/2012 tarihinden itibaren kurum tarafından davacının emekli maaşlarından yapılan kesintilerin yasal faizi ile birlikte davacıya iadesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.

Dosyadaki kayıt ve belgelerin incelenmesinden, davacının 01/07/2006 tarihinden itibaren 506 sayılı Yasa kapsamında yaşlılık aylığı almaya hak kazandığı, davacının dava dışı ... Hizmetleri Turizm ve Ticaret Ltd. Şti.'nin 25/08/1997 tarihinden itibaren devam eden şirket ortaklık kaydının bulunduğu, dava dışı ... Eğitim Hizmetleri Turizm ve Ticaret Ltd. Şti.'nin ise 01/01/1997-30/10/2012 tarihleri arasında vergi kaydının bulunduğu, 25/08/1997-18/02/2014 tarihleri arasında ticaret sicilinde şirket kaydının bulunduğu, Kurum'un 01/07/2006-18/02/2014 tarihleri arasında davacıyı ... yükümlüsü olarak kabul ettiği anlaşılmaktadır.

25.8.1999 gün ve 4447 sayılı Yasanın 38. maddesi ile 1479 sayılı Yasa'ya eklenen ek 20. maddesinde, 1479 sayılı Kanuna veya diğer sosyal güvenlik kanunlarına göre yaşlılık aylığına hak kazanan ancak daha sonra 1479 sayılı Kanun'un 24.maddesinin I.bendine göre çalışmasına devam eden veya çalışmaya başlayanların aylıklarından ... Destek Primi kesintisinin yapılacağı düzenlenmiştir.

Öte yandan 1479 sayılı Yasanın 24. maddesinde, limited şirket ortaklarının bu kanun kapsamında sigortalı sayılacağı, yine aynı yasanın sigortalılığın bitimini düzenleyen 25/1-c maddesinde şirketlerle ilgisi kalmayanların, çalışmalarına son verdikleri veya ilgilerinin kesildiği tarihten, 25/1-e bendinde ise, iflasına karar verilmiş olan tasfiye halindeki şirket ortaklarının, mahkemece tasfiyesine karar verildiği tarihten bir gün önce sigortalılığın sona ereceği düzenlenmiştir.

Ayrıca 01/10/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasanın sigortalı olmayı düzenleyen 4/b-3 maddesinde limited şirketin tüm ortaklarının sigortalı sayılacağı, yine aynı yasanın sigortalılığın bitimini düzenleyen 9. maddesinde, limited şirket ortaklarından hisselerinin tamamını devreden sigortalıların hisse devrinin yapılmasına ortaklar kurulunca karar verildiği tarihten itibaren,....iflas veya tasfiye durumu ile münfesih duruma düşen şirketler için ortağın talep etmesi halinde, mahkeme kararı ile iflasın, tasfiyenin açılmasına, ortaklar kurulu kararı ile tasfiyenin başlamasına veya şirketin münfesih duruma düşmesine karar verildiği, ortakların talepte bulunmaması halinde, mahkemece iflasın kapatılmasına karar verildiği, tasfiyesi sonuçlanan şirketlerin ortaklıklarının ise tasfiye kurulu kararının ticaret sicili memurluğunca tescil edildiği tarihten itibaren sigortalılığın sona ereceği düzenlenmiştir.

Söz konusu hükümler doğrultusunda, şirket ortakları yönünden Bağ-Kur kapsamında sigortalı sayılabilmek için limited şirket ortağı olmak yeterli olup şirketin vergi kaydının sona ermesinin bir önemi bulunmamaktadır.

Mahkemece yapılacak iş, Bağ-Kur sigortalılığı ve .. destek prim kesintisi sadece yukarıda sayılan hallerde sona ereceğinden bunlardan birinin mevcut olup olmadığını araştırmak, mevcut değilse davanın reddine karar vermekten ibarettir.

Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasa'ya aykırı olup bozmayı gerektirmektedir.

O halde davalı kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 25/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***