"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, Kurum işleminin iptaliyle biriken aylıkların faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 03/03/2006 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle iş göremezlik derecesinin tespiti ile Kurumun 01/03/2010 tarihli maluliyet aylığı bağlanmaması yönündeki kararının iptali ve 21/01/2008 tarihinden itibaren alması gereken maluliyet aylığı nedeniyle birikmiş olan aylık miktarının şimdilik 1.000 TL'sinin Kurum tarafından davacıya ödenmesi istemine ilişkindir.
Davacı, 17/06/2015 tarihli ıslah dilekçesi ile davalı Kurumun 01/03/2010 tarihli kararının iptaline ve 01/09/2006 tahsis tarihinden itibaren alması gereken toplam 8.852,35 TL maluliyet aylığının davalı Kurumdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 1.972,32 TL birikmiş malüliyet aylığının 1.000,00 TL sinin dava tarihinden itibaren bakiye 972,32 TL si için 17.06.2015 ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının dava dışı Ltd. Şti'ye ait işyerinde çalışırken 03/03/2006 tarihinde iş kazası geçirdiği, davacıya Kurum tarafından 24/08/2006 tarihine kadar geçici iş göremezlik ödeneği ödendiği, davacının 21/01/2008 tarihinde kendisine sürekli iş göremezlik geliri bağlanması için Kuruma müracaat ettiği, Kurum tarafından davacının sürekli iş göremezlik derecesinin % 5,2 olarak tespit edildiği, sürekli iş göremezlik derecesi % 10'un altında kaldığı için 506 sayılı Yasanın 19. maddesi gereğince davacıya gelir bağlanmadığı, davacının Kuruma yaptığı itirazlarının Kurumun 29/09/2009 ve 01/03/2010 tarihli kararları ile reddedildiği, mahkeme tarafından davacının sürekli iş göremezlik derecesinin tespiti bakımından Hacettepe Üniversitesi ve Ankara Numune Hastanesinden raporlar alındığı, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinin 30/07/2012 tarihli raporunda davacının maluliyet oranının % 15 ve 17/02/2014 tarihli raporunda % 12 olarak tespit edildiği, davacının birikmiş sürekli iş göremezlik gelirinin tespiti bakımından bilirkişiden rapor alındığı anlaşılmaktadır.
Davacının iş kazası geçirdiği 03/03/2006 tarihinde ve kendisine sürekli iş göremezlik geliri bağlanmasını talep ettiği 21/01/2008 tarihinde yürürlükte bulunun 506 sayılı Yasanın 19. maddesinde “Geçici iş göremezlik hali sonunda Kuruma ait veya Kurumun sevk edeceği sağlık tesisleri sağlık kurulları tarafından verilecek raporlarda belirtilen arızalarına göre, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az %10 azalmış bulunduğu Kurumca tesbit edilen sigortalı, sürekli iş göremezlik gelirine hak kazanır.” hükmü yer almaktadır.
Aynı yasanın 109. maddesinde ise “Bu kanunun uygulanmasında:
A) Sigortalıların sürekli iş göremezlik, malullük ve erken yaşlanma hallerinin,
B) Hak sahibi kimselerin malullük durumlarının,
Tesbitinde, Kurum sağlık tesisleri sağlık kurullarınca verilecek raporlarda belirtilen hastalık ve arızalar esas tutulur.
Raporları yeter görülmiyen ilgililer Kurumca yeniden muayene ettirilebilirler.
İlgililerin durumlarının tesbitinde son muayene raporu esas tutulur.
Yukarıda belirtilen raporlar üzerine, Kurumca verilen karara ilgililer tarafından itiraz edilirse, durum Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır.” denilmektedir.
Kural olarak Yüksek Sağlık Kurulunca verilen karar Sosyal Güvenlik Kurumunu bağlayıcı nitelikte ise de diğer ilgililer yönünden bir bağlayıcılığı olmadığından Yüksek Sağlık Kurulu Kararına itiraz edilmesi halinde inceleme Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi giderek Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu aracılığıyla yaptırılmalıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 28.06.1976 günlü, 1976/6-4 sayılı Kararı da bu yöndedir.
Somut olayda; davacının sürekli iş göremezlik derecesi Kurum tarafından % 5,2 olarak tespit edilmiş olup davacının itirazı üzerine Yüksek Sağlık Kurulundan rapor alınmadan Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulundan rapor alınmış olup buradan alınan iki raporda da farklı maluliyet oranları tespit edilmiştir. Ayrıca, davacının 17/06/2015 tarihli ıslah dilekçesi ile de talebini daraltması söz konusu olmayıp aksine talebini genişleterek 01/09/2006 tarihinden itibaren sürekli iş göremezlik geliri bağlanmasını talep ettiği anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş, yukarıda yer alan açıklamalar ışığında davacının sürekli iş göremezlik derecesinin tespiti bakımından Yüksek Sağlık Kurulundan rapor almak, bu rapor ile Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinden alınan raporlar arasında çelişki bulunması halinde çelişkinin giderilmesi için Adli Tıp Kurumu Genel Kurulundan rapor alıp davacının sürekli iş göremezlik derecesinin ne kadar olduğunu belirlemek, davacının maluliyet oranının % 10 ve üzerinde olduğunun anlaşılması halinde 506 sayılı Yasanın 19. maddesi gereğince sürekli iş göremezlik gelirine hak kazanacağından davacının ıslah dilekçesindeki talebine göre alacak miktarının ne kadar olduğunu belirleyip sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, sair yönlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 13/10/2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.
C.C