"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 29/11/2004-29/11/2006 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava; davacının davalı işyerinde 29.11.2004 – 29.11.2006 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davalı işyerinde şoför olarak çalıştığını beyan eden davacı adına davalı işyerince 09.10.2006 tarihli işe giriş bildirgesi düzenlendiği ve 09.10.2006 – 31.12.2006 tarihleri arasındaki çalışmalarının davalı Kurum'a bildirildiği, davalı işyerinin 09.10.2006 tarihinden itibaren 506 sayılı Yasa kapsamına alındığı ve 2006/10-12. ay arası dönem bordrolarının bulunduğu, bordro tanığı olarak dinlenilen tanıkların 2006/10. aydan itibaren kayıtlarının bulunduğu ve bu tanıkların davalı tanığı olarak dinlenildikleri, komşu işyeri tanıklarının araştırılmadığı, ancak davacı tanıklarından ... tarafından; kendisinin ... isimli işyerinde çalıştığının, davacının kendisinin çalıştığı işyerinin yan tarafındaki işyerine kamyonla mal getirip götürdüğünün beyan edildiği, ayrıca davalı tanığı ... tarafından da; kendisinin davalı şirkette çalıştığının ve 2004 yılında işten ayrıldıktan sonra da ziyarete gittiğinde davacıyı işyerinde tanıdığının, bir arkadaşından; davacının sigortasının yapılmadığını ve maaş artı sigorta primi şeklinde çalıştığını duyduğunun beyan edildiği, davacı vekili tarafından da davalı şirketin ... isimli şirketin mallarını taşıdığının beyan edildiği, mahkemece ... isimli şirketin sevk irsaliyelerinin istenildiği, söz konusu sevk irsaliyelerinde davacının adının bulunmadığı, ancak davacı vekili tarafından özellikle davacının adının bulunmadığı sevk irsaliyelerinin gönderildiğinin beyan edildiği anlaşılmaktadır.
Bu tür hizmet tespitine yönelik davaların Kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Yasal dayanağı dava tarihinde yürürlükte olan 506 sayılı Yasa'nın 79/10. maddesi ile halen 5510 sayılı Yasa'nın 86. maddesi olan bu tür davalarda; öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin, işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin o dönemde gerçekten var olup olmadığı, Kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı, eksiksiz bir şekilde belirlenmeli, daha sonra çalışma iddiasının gerçeğe uygunluğu özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olgusu her türlü delille ispatlanabilirse de çalışmanın konusu, niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli ve dinlenilen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde çalışan işyerinde kayıtlı bordro tanıkları ya da komşu ve yakın işyerlerinde çalışan kayıtlı tanıklar olması sağlanarak çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir. Bu yön Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 16.09.1999 gün 1999/21-510-527, 30.06.1999 gün 1999/21-549-555, 05.02.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 03.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578 ve 01.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Somut olayda ise; her ne kadar mahkemece, “ ... dosya kapsamında dinlenen bordro tanıklarının davacının davalı iş yerinde ... kayıtlarını doğrular nitelikte çalıştığını beyan etmeleri, diğer tanıkların beyanlarının ise genel olarak duyma dayalı olduğu, ayrıca davacı tarafın delil olarak göstermiş olduğu ... firmasına ait sevk irsaliyelerinde mal teslim bölümde davacının adının yer almadığı ” gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmişse de; bordro tanıklarının 2006/10. aydan sonra kayıtlı çalışan oldukları, davacı tanığı ... ve davalı tanığı ...'ın davacının talep ettiği dönemdeki çalışmalarını bizzat gördükleri yönünde beyanda bulundukları göz ardı edilerek ve ... tarafından davacının talep ettiği döneme ait tüm sevk irsaliyelerinin gönderilip gönderilmediği araştırılmadan sonuca gidilmesi isabetsiz olmuştur.
Mahkemece yapılacak iş; ... isimli şirket ile davalı şirket arasında talep edilen dönem içerisinde düzenlenen tüm sevk irsaliyelerini dosya arasına almak, gerek görülür ise söz konusu sevk irsaliyelerini zabıta marifeti ile temin etmek, gelen irsaliyeler üzerindeki imzaların davacıya ait olup olamdığı hususunda imza incelemesi yaptırmak, hem davalı işyerinin hem de ... isimli işyerinin talep edilen dönemdeki çalışmaları kayıtlara geçmiş komşu işyeri tanıklarını tespit ederek dinlemek ve böylece toplanan deliller değerlendirilmek sureti ile sonuca gitmekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.10.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.