Logo

21. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, ödemiş olduğu borçlanma primlerini dikkate almadan bağlanan yaşlılık aylığının emsalleri düzeyine çıkarılması gerektiğinin tespitine, aksi halde ödediği paranın faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.

Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Davacı, 1995 yılında yaptığı 3201 sayılı Yasa kapsamındaki borçlanma dikkate alınarak yaşlılık aylığı bağlanmasını, aksi halde yurtdışı borçlanması için ödediği miktarın yasal faizi ile iadesini istemiştir.

Mahkemece, davanın kabulü ile, davacının davalı Kurumda emanette bıraktığı borçlanma bedelinin faiziyle birlikte tahsil edilebileceğinin tespitine karar verilmiştir.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının ...'da 20/10/1969-06/03/1995 tarihleri arasında geçen 5000 günlük süreyi borçlanarak 19/06/1995 tarihinde ödediği ve 20/06/1995 tarihli tahsis talebine istinaden 01/07/1995 tarihinde yaşlılık aylığı bağlandığı, ardından davacının ...'da 31/12/1995 tarihinden itibaren işsizlik aylığı aldığı tespit edildiğinden 3201 sayılı Yasaya göre yaptığı borçlanma ve yaşlılık aylığının iptal edildiği, davacının borçlanma bedeli olarak 19/06/1995 tarihinde ödediği 212 995 000 TL nin Kurumun emanet hesabına alındığı, ... Genel Müdürlüğü'nün yersiz ödenen maaşların tahsili için açtığı davada ... 3. İş Mahkemesi'nin 1998/856 E., 2000/817 K. sayılı ilamı ile toplam 228 620 264 TL nin yasal faizi ile tahsiline karar verildiği, davacının Kuruma hitaben 14/02/2001 tarihli dilekçesi ile emanet hesapta bulunan borçlanma bedelinin borcuna mahsup edilmeden net borcunun bildirilmesi yönünde talepte bulunduğu, ... 3. İş Mahkemesi'nin 1998/856 E., 2000/817 K. sayılı ilamının icraya konulduğu ve davacının Kurum hesabına ve icra dosyasına çeşitli defalar ödeme yaptığına ilişkin makbuzların bulunduğu, davalı Kurumca ise davacının yurtdışı borçlanması için ödediği meblağın yersiz ödeme dolayısıyla borcuna mahsup edildiğinin belirtildiği, davacının 31/03/2013 tarihinde yeniden tahsis talebinde bulunduğu , Kurumun 07/06/2013 tarihli işlemi ile davacıya 60 gün ... hizmeti, 8880 gün yurtdışı hizmeti ile kısmi sözleşme aylığı bağlandığı anlaşılmaktadır.

3201 sayılı Kanun’un 6/A-(a) bendine göre bu Kanuna göre değerlendirilen sürelere istinaden aylık tahsisi yapılabilmesi için yurda kesin dönülmüş olması şarttır. Kanun’un 6/B fıkrasının 1.cümlesine göre bu Kanun hükümlerinden yararlanmak suretiyle aylık bağlananlardan tekrar yurt dışında yabancı ülke mevzuatına tabi çalışanlar, ikamete dayalı bir sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneği alanların aylıkları, tekrar çalışmaya başladıkları veya ikamete dayalı bir ödenek almaya başladıkları tarihten itibaren kesilir. Türkiye'de sigortalı olarak çalışmaya başlayanlar hakkında 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun sosyal güvenlik destek primine tabi olarak çalışılmasına ilişkin hükümleri uygulanır.

Kesin dönüş kavramının tanımı Yönetmelik'in "Tanımlar" başlıklı 4.maddesinin (d) bendinde yapılmıştır. Buna göre kesin dönüş; aylık tahsis talebinde bulunanların yurtdışındaki çalışmalarının sona ermesini, ikamete dayalı bir sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneği almamaları durumunu ifade eder. Bu tanımda geçen sosyal sigorta ödeneği deyiminden; çalışma yaşamı süresince karşılaşılan hastalık, iş kazası, meslek hastalığı veya işsizlik gibi riskler nedeniyle iş göremezlik veya işsizlik gibi adlar altında yapılan ikamete dayalı ödenekler, sosyal yardım ödeneği deyiminden ise bulunulan ülke mevzuatı kapsamında, geçimlerini sağlayacak hiçbir gelirleri olmayan veya mevcut gelirleriyle geçimlerini sağlamakta güçlük çeken kişilerin asgari geçim düzeyi ile sınırlı olmak üzere geçimlerinin sağlanması amacıyla kamu kurum ve kuruluşları tarafından muhtaçlık durumuna ve süresine göre ödenen, ikamet şartına bağlı nakdi yardımlar anlaşılmalıdır.

Yurda kesin dönüş, yurt dışında çalışan Türk vatandaşlarının, çalışma hayatına yönelik tüm ilişkilerini gerek çalıştığı işyerleri ve gerekse ilgili olduğu tüm sosyal güvenlik kuruluşları yönünden sona erdirerek yerleşmek ve sosyal güvenliklerini burada sağlamak üzere Türkiye’ye dönüş yapmalarını ifade eder. Kısaca, “yurt dışı çalışma ilişkisinin ve bu bağlamda sosyal güvenlik kurumlarıyla sigortalı ilişkinin sona ermesi”dir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.10.1997 gün ve 1997/10-588-857 E.K ve 1998/10-645 E. 1999-237 K.)

Somut olayda, davacının öncelikli talebi yaşlılık aylığı bağlanması yönünde olmasına ve Mahkemece 19/06/1995 tarihinde yaptığı yurtdışı borçlanma işleminin Kurum borcuna mahsup edilmediği kabul edildiği halde, davacının yaşlılık aylığına hak kazanıp kazanmadığı yönünde değerlendirme yapılmaması hatalı olmuştur.

Yapılacak iş, davacının yaşlılık aylığı koşullarına haiz olup olmadığını değerlendirmek, davalı Kurumdan davacının ilgili ülke sosyal güvenlik kurumundan alınan ve davacının yurtdışı çalışmalarını gösteren yeni tarihli belgeler ile Türkçe tercümelerini istemek, davacının yaşlılık aylığına hak kazandığı tarih itibariyle yabancı ülke mevzuatına tabi çalışması olup olmadığını, ikamete dayalı bir sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneği alıp almadığını sormak, davacının MERNİS ikamet adresini gösteren kayıtları ve yurda giriş çıkış kayıtlarını getirtmek ve sonucuna göre davacının yurda kesin dönüş koşulunu yerine getirip getirmediğini de belirleyerek yaşlılık aylığı istemi hakkında, davacının talebini aşmadan bir karar vermekten ibarettir.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı Kurumun temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine

25/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.Başkan

***