"İçtihat Metni"
Davacı, yaşlılık aylığına ilişkin borç tahakkuk ettiren Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı, davalı ...'ya ait işyerinde geçen 01/08/2008-31/08/2010 tarihleri arasındaki çalışmasının ve dolayısıyla yaşlılık aylığının davalı Kurum tarafından iptal edildiğini, ödenen aylıklar dolayısıyla da yersiz ödeme çıkarıldığını belirterek davalı Kurum işleminin iptalini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile hükümde yazılı şekilde karar verilmiş ise de bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile gidilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa'nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı, kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olgusu her türlü delille ispat edilebilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Somut olayda, davacının davalı ... adına tescilli sicil sayılı işyerinden 01/08/2008-31/08/2010 tarihler arasında hizmetinin bildirildiği, davalı Kurum tarafından 24/09/2012 tarihli sosyal güvenlik denetmen raporu ile davalıya ait ünvanlı işyeri dosyasının iptal edildiği, bu kapsamda davacının söz konusu hizmetlerinin de iptal edildiği,Kurum memuru tarafından ifadesine başvurulan davalı ... bu işyerinde aslında işveren değil, çalışan olduğunu, asıl işverenin Kaan veya ... olarak bilinen kişi olduğunu, bu kişinin borçları olduğundan işyerinin kendi adına kurulmasını istediğini, muhasebeci olarak çalışan bir kısım kişiler adına vekaletname verdiğini ve böylece adına e sigorta şifresi alındığını, bu işyerinde her hangi bir çalışan olmadığını, hizmet bildirimi yapılan davacının bu işyerinde çalışması olmadığını, sadece kendisinin çalıştığını, ... nun da işveren olduğunu beyan ettiği, işyeri sigortalısı Tahsin İnan'ın bu işyerinde herhangi bir çalışması olmadığını ve diğer bildirim yapılan kişileri tanımadığını beyan ettiği, şikayet üzerine C. Başsavcılığı'nca yürütülen sayılı dosyanın halen derdest olduğu, dinlenen tanıkların davacının hizmetlerinin fiili çalışmaya dayandığı yönünde beyanda bulundukları, Mahkemece eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş, davacı adına davacının çalışmalarının geçtiğini beyan ettiği adreste komşu işyeri araştırması yapmak, Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanları; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak, davalının daha önce 506 sayılı Yasa ve 1479 sayılı Yasa kapsamında çalışmaları bulunup bulunmadığını araştırmak, İstanbul C. Başsavcılığı'nın ceza soruşturmasının akıbeti sorulara ceza dosyası kapsamındaki delilleri getirtmek, ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koyduktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalılardan ...'ya iadesine
27/09/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.