Logo

21. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

Davacı, ödenen aylıkların geri ödenmesine ilişkin Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.

Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R

Dava, davacının babasından dolayı aldığı ölüm aylığının , 5510 sayılı Kanunun 56/2 fıkrası uyarınca iptal edilmesi sonucu yersiz ödenen aylıkların iadesine ilişkin 03.04.2013 tarihli kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.

Mahkemece, davanın kabulü ile davalı kurumun davacı tarafa ödenen aylıkların iadesi talebine yönelik 03.04.2013 tarih ve 5823911 sayılı borç bildirim işleminin iptaline karar verilmiştir.

Davanın, yasal dayanağı 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 56'ncı maddesinin ikinci fıkrasıdır. Fıkrada “Eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar, 96'ncı madde hükümlerine göre geri alınır.” düzenlemesine yer verilmiştir. Anılan madde 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 5510 sayılı Yasanın 56 maddesinin Anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne yapılan 2009/86 Esas numaralı başvuru, 28.04.2011 tarihinde verilen karar ile reddedilmiştir.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının, 08/03/1999 kesinleşme tarihli ilam ile eski eşinden boşandığı, davalı kurum tarafından davacıya 11/02/1999 yılında ölen babasından dolayı ölüm aylığı bağlandığı, davacının 25/09/2012 tarihinde boşandığı eşiyle yeniden evlendiği tespit edilmiş; davalı Kurum tarafından başlatılan tahkikat sonucu düzenlenen 04/01/2013 tarihli kontrol memuru raporunda; davacının eski eşi ile birlikte yaşadığı belirtilen ........... adresine gidildiği, yapılan çevre soruşturmasında, komşularının davacı ve eşinin karı-koca olarak belirtilen adreste 4-5 yıl birlikte yaşadıklarını ve daha sonra taşındıklarını bildirdiği, davacının daha sonra taşındığı ............ adresinde yapılan araştırmada davacının boşandığı eşiyle 2 yıldır birlikte ikamet ettiğinin tutanakta imzası bulunan esnafça beyan edildiği tespitlerine yer verilmiştir. Mahkemece tutanak tanıkları dinlenmiştir. Dosyada bulunan seçmen kayıtlarından davacı ile boşandığı eşinin 2010 yılından itibaren aynı sandıkta oy kullandığı, Nüfus Müdürlüğünün 12/04/2013 tarihli yazısında davacının 12.01.2010 tarihinden itibaren boşandığı eşinin adresini yerleşim yeri adresi olarak beyan ettiği, kurumun 03.04.2013 tarihli yazısı ile 23.10.2008-22.11.2012 arası yersiz ödenen aylıkların iadesini talep ettiği tespit edilmiştir.

Somut olayda, mahkemece dinlenen tutanak tanıkları S.. F.. ve E.. D.. 'ın beyanından davacı ile boşandığı eşinin boşandıktan sonra fiilen bir süre birlikte yaşadığı,nüfus müdürlüğünden gelen yazı cevabından 2010 yılından itibaren aynı adreste kayıtlı olduklarının anlaşıldığı,seçmen kayıtlarından ve davacının Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları tarafından düzenlenen tutanak içeriğinde bulunan beyanlarından fiilen birlikte yaşama olgusunun 2010 yılından itibaren gerçekleştiğinin anlaşılmasına göre mahkemece bu durum dikkate alınarak sonuca gidilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile karar verilmesi; usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 13/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***