Logo

21. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.

Hükmün davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, davacının 19.10.2006 ile 01.02.2013 tarihleri arasında davalı işverene ait iş yerinde geçen çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.

Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa'nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.

Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olgusu her türlü delille ispat kazanabilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun sayılı kararları da bu doğrultudadır.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının tespiti istenen dönemde davalı işyerinden 19.10.2006-31.05.2007 ve 16.10.2007-31.10.2007 tarihleri arasında hizmetinin bildirildiği,dönem bordrolarının dosyada bulunduğu,tanık dinlendiği anlaşılmaktadır.

Somut olayda, bir kısım bordro tanıklarınca davacının bir kaç kez işten ayrılıp,tekrar çağrıldığı,kesintili çalıştığının beyan edildiği,ancak mahkemece bu dönemler konusunda yeterli araştırma yapılmadan karar verildiği anlaşılmaktadır.

Yapılacak iş, ihtilaflı dönemde bordroda kayıtlı, tarafsız bordro tanıkları tespit ederek dinlemek,bunların beyanı ile yetinilmediği tarihte Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta ve muhtarlık marifetiyle davalı işyerine komşu işyerlerinin uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı çalışanları, yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek davacının çalışma şekli, okulun kapalı olduğu dönemler dışında da işe giriş çıkış şeklinde kesintili çalışması olup olmadığı konusunda beyanlarını almak, bu dönemleri netleştirerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden A.Ş.'ne iadesine

24/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***