Logo

21. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.

Hükmün davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R

Dava, davacının 2006 yılı mayıs ayından itibaren davalı işyerinde geçen ve davalı Kuruma bildirilmeyen çalışmasının tespiti istemine ilişkindir.

Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa'nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.

Bu tür davalarda , öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olgusu her türlü delille ispat edilebilirse de çalışmanın konusu, niteliği, başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları ya da komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının davalı Kurumda sigortalı olarak tescil kaydı bulunmadığı,işyerinin de tescilsiz olduğu,20.01.2015 tarihli işyeri durum tespit tutanağında davalı işveren ...'un davacının kendisinin yanında 01.01.2006 tarihinden beri çalıştığını belirterek tutanağı imzaladığı,mahkemece dinlenen ve kendilerinin davalı ...'un müvekkili , kardeşi olduklarını beyan eden tanıkların,davacı ...'nin 2005-2006 yılından beri önce davalının annesinin bakımı ile ilgilendiğini,annesinin vefatından sonra da avukat olan davalının evinin ve bürosunun temizlik ve yemek işleri ile ilgilendiğini, aynı zamanda sekreteri olarak da çalıştığını ,tamgün ve kesintisiz şekilde çalıştığını,düzenli olarak davalıdan ücret aldığını beyan ettikleri anlaşılmaktadır.

Dosyada bulunan 16.02.2015 tarihli kolluk tutanağında , 'davacının ...'un yanında 1,5 yıl kadar çalıştığı,2006 mayıs ayından itibaren çalışmadığı,ancak 2013 yılı gibi gelip işyerinde temizlik işi yaptığı,bunun dışında uzun yıllar şahsın yanında çalışmadığının yapılan araştırmadan tespit edildiği' belirtilmektedir.06.05.2015 tarihli tutanakta ise, davacı ...'nın boşanma ve diğer mahkemelerinde avukatının ... olduğu,buna istinaden zaman zaman gelip evinde temizlik yaptığı ancak bu işin sürekli olmadığının komşuları olan aynı zamanda kardeşinin kızı ve yine kardeşinin eşi Keziban Selçuk isimli şahıslar tarafından ayrı ayrı beyan edildiği belirtilmiştir.

Somut olayda, mahkemece dinlenen tanıkların beyanları ile komşu işyeri araştırması ile tespit edilen husular arasında çelişki bulunduğundan, davacının çalışma şekli ve süresi, ,çalışmasının belirtildiği gibi 2006 yılından itibaren kesintisiz ve sürekli devam edip etmediği konularında yeterli araştırma yapılmadan karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir.

Yapılacak iş, 06.05.2016 tarihli kolluk tutanağında tespit edilen tanıkların beyanlarını almak, ihtilaflı dönemde zabıta ve muhtarlık vasıtasıyla da komşu işyeri araştırması yapılarak tespit edilecek komşu tanıkları dinlemek,davalının avukat olduğu ve davacının aynı zamanda davalının bürosunda da temizlik ve sekreterlik yaptığı tanıklarca belirtildiğinden davacı tarafından alınan tebligat olup olmadığını araştırmak , sonucuna göre karar vermekten ibarettir.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,10.10.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***