Logo

21. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 10.10.2011 tarihinde meydana gelen ve ...'ın yaralandığı kaza nedeniyle (%60 TTK, %30 ...) ödemek zorunda kaldığı 239.174,75 TL maddi ve manevi tazminatın olayda kusurlu görülen davalının kusuruna isabet eden 79.724,00 TL'nin tediye tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle, davanın kısmen kabulüne ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmesi ve davalı vekilince de duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 27/09/2016 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı vekili Avukat H.Mehlika Şuğle ile karşı taraf vekili Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü ve aşağıda karar tespit edildi.

K A R A R

Dava, rücuen alacak istemine ilişkindir.

Mahkemece istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davaya konu iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının işvereni olan TTK Gn. Müd.'ne karşı açtığı maddi, manevi tazminat davasının kesinleştiği, bu kesinleşen ilam nedeni ile TTK Gn. Müd.'nün kazalı sigortalının başlatmış olduğu icra takibi nedeniyle 235.548,52 TL'yi icra dosyasına ödediği, eldeki dosyada mahkemece ayrı bir kusur bilirkişi incelemesi yaptırılmadığı, onanarak kesinleşen dosyada alınan kusur raporuna itibar edildiği, o dosyada eldeki dosyanın davalısı olan ...'nin ihbar olunan konumunda bulunduğu ve alınan kusur raporunu kabul etmediği anlaşılmaktadır.

Hal böyle olunca, karara esas alınan bilirkişi kusur raporunun davalı tarafı bağlayıcı nitelikte olduğu söylenemez.

Öte yandan, davacı idarenin kesinleşen tazminatı icra safhasında ödediği göz önüne alınarak zararın artmasından davalı ...'ın sorumlu tutulup tutulamayacağının tartışılmaması da bozma sebebidir.

Yapılacak iş, işci sağlığı ve iş güvenliği konularında uzman bilirkişilerden, olay tarihinde yürürlükte bulunan İş Kanunu'nun 77. maddesi ve İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği hükümleri göz önünde tutularak yöntemince kusur raporu almak, alınan raporu mevcut delillerle birlikte değerlendirmek, davacı idarenin kesinleşen tazminatı icra safhasında ödediği göz önüne alınarak zararın artmasından davalı ...'ın sorumlu tutulup tutulamayacağının tartışılmasından sonra oluşacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan bozmayı gerektirmektedir.

O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, davacı ile davalı yararına takdir edilen 1.350.00 TL duruşma Avukatlık parasının karşılıklı olarak birbirlerine yükletilmesine, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine

27/09/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***