"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverenlere ait işyerinde 21/12/1997-07/02/2006 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, asıl dosya yönünden HMK'nın 150. Mad. Uyarınca açılmamış sayılmasına, birleşen dosya yönünden kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının davalı kooperatife ait işyerinde 21.12.1997 ile 7.2.2006 tarihleri arasındaki çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece açılan davanın kabulü ile davacının davalı işyerinde 21.12.1997-7.2.2006 tarihleri arasında çalıştığına karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa'nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır.
Çalışma olgusu her türlü delille ispat edilebilirse de çalışmanın konusu, niteliği, başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerin incelenmesinden; davalı kooperatifin 11024925 s.s. numarası ile kanun kapsamına alındığı, davacı adına durum tespit tutanağı üzerine resen 10.10.1997 tarihinde işe giriş bildirgesinin düzenlendiği ve 21 gün hizmet bildiriminin bulunduğu, dava dışı işyerlerinden 2003-2004 yıllarında kısmi bildirim yapıldığı, dinlenen tanıkların davacının çalışmasını doğruladığı, ancak önce kooperatifte bekçe olarak, daha sonra ise kapı olarak çalıştığını beyan ettikleri anlaşılmaktadır.
Somut olayda; Mahkemece davacının belirli dönem çalışmalarının geçtiği iddia olunan işyerinin bir kooperatif olduğu ve bir dönem çalışmalarının ise kapıcı olarak apartmanda geçtiği ve bu sürelerin ayrılarak netleştirilmediği, davacının fiili çalışmalarının hiçbir şüpheye mahal vermeyecek derecede ortaya konulmadan sonuca gidilmesi isabetsiz olmuştur.
Mahkemece yapılacak iş; kooperatifte bekçi ve apartmanda kapıcı olarak iki ayrı çalışma söz konusu olduğundan, apartmanda kapıcı olarak geçen çalışmalar yönünden davalı kooperatife husumet yöneltilemeyeceğinden, kooperatifin ne zaman tasfiye edildiği ve ne zaman apartmanın kat mülkiyeti esasına geçip,oturulmaya başlandığı belirlenerek, kooperatif yönünden sadece tasfiye edilmeden faal olduğu dönemde bekçi olarak geçen çalışmalar yönünden karar vermekten ibarettir..
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 03.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.