"İçtihat Metni"
Davacı, Türkiyede'ki sigortalılık başlangıç tarihinin yurtdışında çalışmaya başladığı tarih olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, yurt dışında Türk vatandaşı olarak geçen süreyi 3201 sayılı Yasaya göre borçlanma hakkının tespitini,Almanya sigorta başlangıcı olan 10/12/1970 tarihinin Türkiyede sigortalılık başlangıç tarihi olarak tespitini,5510 sayılı Yasanın 4/a maddesi kapsamında ve borçlanma talep tarihindeki bedel üzerinden borçlanabileceğinin tespitini talep etmiştir.
Mahkemece, yurt dışı rant sigortasına giriş tarihinin Türkiye sigortalılık başlangıcı sayılması istemine ilişkin talep tefrik edilerek .......... 3.İş Mahkemesinin 2013/1025 E. sayılı esasına kaydı yapılmış ve davanın kabulüne, dava tefrikle bu esasa kaydedilmiş olduğundan ve önceki dosyada davacı lehine vekalet ücreti verilmiş olduğundan yeniden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT m. 8'de “Bir davanın takibi sırasında karşılık dava açılması, başka bir davanın bu davayla birleştirilmesi veya davaların ayrılması durumunda, her dava için ayrı ücrete hükmolunur” hükmü yer almaktadır.
Mahkemece, anılan madde hükümleri uyarınca, tefrik edilen dosya için de vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile diğer dosyada vekalet ücretine hükmedilmiş olması gerekçe gösterilerek davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olması usul ve yasaya aykırıdır.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK 370/2. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 5. bendinin silinerek yerine "Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 1.800,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine," rakam ve sözcüklerinin eklenmesine ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, 13/06/2016 gününde oybirliğiyle ile karar verildi.