Logo

21. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

Davacılar murisinin, meslek hastalığı sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.

Hükmün, taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi . tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R

Dava, sigortalının meslek hastalığı nedeniyle öldüğü iddiasına dayalı olarak yakınlarının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.

Mahkemece, davacı ...'ın maddi tazminat talebinin reddine, davacı eş maddi tazminat talebinin kabulü ile, davacının murisinin meslek hastalığı sonucu ölümü nedeniyle 8.285,00 TL maddi tazminatın ölüm tarihi olan 03.03.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı verilmesine, davacıların manevi tazminat taleplerinin kabulü ile, davacıların murislerinin meslek hastalığı sonucu ölümü nedeniyle duydukları elem ve üzüntünün derecesi, kazanın oluş şekli, müteveffa ve davacıların yaşı, kusur durumu ve ekonomik koşullar dikkate alınarak takdiren davacı eş için 8.000 TL, çocuklar için 5.000'er TL manevi tazminatın ölüm tarihi olan 03.03.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak ayrı ayrı davacılara verilmesine karar verilmiştir.

Davacı davadan önce vesayet altına alındığı anlaşıldığından dava ehliyeti yoktur. Vasi tarafından vekalet verilse de dava açması mümkün değildir. Davanın kısıtlı adına kanuni temsilcisi (vasi) tarafından, vesayet makamı tarafından husumete izin için usulüne uygun olarak verilmiş bir karar da alınarak açılması gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.

Öte yandan Kurum sigortalının ölüm nedeninin mesleki olmadığına karar verimiş 1. Adli İhtisas Kurulunca ise ölümünün meslek hastalığı sonucu meydana gelmiş olduğu kararı verilmiştir. Kararlar arasında bu çelişkinin Adli Tıp Genel Kuruluna gidilerek giderilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde taraflara iadesine, 16/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***