Logo

21. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 16.05.2006-09.12.2006 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.

Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, davacının 16.5.2006-9.12.2006 tarihleri arasında davalı işverene ait iş yerinde hizmet akdine dayalı geçen çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.

Mahkemece, bozmaya uyulup davanın reddine karar verilmiş ise de bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile gidilmiştir.

Mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen 17.07.2012 tarihli karar Dairemize ait Karar sayılı ilam ile, "".... mahkemece dinlenen tanıkların ifadeleri davacının çalıştığı süreleri tam olarak belirlemeye elverişli olmadığından gerekirse, tespiti istenen dönemde çalışması bulunan diğer bordro tanıklarının adresini Sosyal Güvenlik Kurumu ve zabıta marifetiyle araştırıp tespit ederek bu tanıkları dinlemek, tanık beyanları arasındaki çelişkiyi gidermek ve davacının işe giriş ve çıkış sürelerini net belirlemek ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Yasanın 2,6,9 ve 79/10 maddeleri gereğince kanıtladıktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir..." nedenlerine dayalı olarak bozulmuştur.

Öncelikle belirtilmelidir ki; 9.5.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da açıkça vurgulandığı üzere, bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda mahkeme yönünden o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine bozma kararında açıklanan hukuki esaslar çerçevesinde hüküm kurmak yükümlülüğü doğar. Bu hukuki aşama “usulü kazanılmış hak” olarak adlandırılır.

Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda açıklanan şekilde işlem yapılmadan çelişkili bodro tanık beyanları ile sonuca gidilmesi usul ve yasaya aykırı olup yeniden bozmayı gerektirmektedir.

Yapılacak iş; yukarıda açıklanan dairemize ait bozma ilamında belirtilen hususlarda işlem yapılmalı ve tanık beyanları arasındaki çelişki gidirilmeli ve giderek gerekirse tanık Ö.. K.. beyanında geçen davacının davalı işyerinde işe girmeden önce karşı işyerinde çalıştığı yönündeki beyanına göre bu işyeri tespit edilerek bu işyerine kayıtlı ve davacının çalışmasının bilebilecek kişiler res'en tespit edilmeli ve beyanlarına başvurulmalı, davacının o işyerinden ne zaman ayrıldığı ve davalı işyerinde ne zaman işe girdiği hususları açıkça ortaya konulmalı ve çıkacak sonucuna göre bir karar verilmekten ibarettir.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın hatalı değerlendirme, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde,davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine

07.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***