Logo

21. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.

Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere, kanuni gerektirici nedenlerle temyiz kapsam ve nedenlerine göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,

2-Dava, zararlandırıcı sigorta olayı sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.

Mahkemece, karar başlığında sadece davalı ... İnşaat ve Tesisat A.Ş gösterilmek suretiyle 30.428,45 TL maddi, 1.500,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine şeklinde karar verilmiştir.

Dosya kapsamından, kaza tarihinin: 30/06/1992, dava tarihinin 15/02/2002 olduğu, davacı sigortalı için dava dilelçesi ile 7.500,00 TL maddi, 1.500,00 TL manevi tazminat talep edildiği, dava dilekçesinde davalı olarak .... İnşaat ve Tesisat AŞ ile .... ....... Group'un ayrı ayrı davalı olarak gösterildiği, 2008 yılında dava dosyasının bir kez bozma aşamasından geçtiği, bozmadan sonra davacının 08/04/2015 tarihinde davasını ıslah ederek maddi tazminat istemini 30.428,45 TL'ye manevi tazminat istemini ise 30.000,00 TL'ye yükselttiği, ıslah dilekçesinin davalılar vekiline 17/04/2015 tarihinde tebliğ edildiği, ıslah talebine karşı davalı tarafın 24/04/2015 tarihinde zamanşımı def‘inde bulunduğu anlaşılmaktadır.

Sürekli iş göremezlik nedeniyle uğranılan zararın giderilmesi amacıyla açılan maddi ve manevi tazminat davalarında zamanaşımı süresi 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 125. ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 146. maddeleri gereğince 10 yıldır. Uygulama ve öğretide kabul edildiği üzere, zamanaşımı failin ve zararın öğrenildiği tarihten başlatılmalıdır. Zarar görenin zararı öğrenmesi demek, zararın varlığı, mahiyeti ve esaslı unsurları hakkında bir dava açma ve davanın gerekçelerini göstermeye elverişli bütün hal ve şartları öğrenmiş olması demektir. Vücut bütünlüğünün ihlalinden doğan zarar, ancak bakım ve tedavi sonucunda düzenlenen hekim raporuyla belirli bir açıklığa kavuşur. Bedensel zararın gelişim, gösterdiği durumlarda zamanaşımına başlangıç olarak hastalık seyrinin yani gelişimin tamamlandığı tarihin esas alınması gerekir. Somut olayda değişen ve gelişen bir durumun söz konusu olmadığı ortadadır.

Hal böyle olunca, ıslah dilekçesi ile talep edilen maddi tazminat isteminin zamanaşımına uğradığı anlaşıldığından, süresi içerisinde davalılar vekili tarafından ileri sürülen zamanaşımı def'inin mahkemece kabul edilerek, ıslah edilen maddi tazminat isteminin zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabüne karar verilmesi doğru olmamıştır. Kaldı ki, bozmadan sonra ıslah yapılamayacağının gözden kaçırılması da hatalıdır.

3-Mahkemece davalı .... ....... Group'un karar başlığında gösterilmek suretiyle bu davalının da diğer davalı ile birlikte hüküm altına alınan maddi ve manevi zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması gerekirken bu davalının karar başlığında gösterilmemiş olması da bozmayı gerektirmiştir.

O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,temyiz harcının istek halinde taraflara iadesine, 19/09/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***