"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 01.01.2006-01.11.2007 ve 01.01.2008 tarihinden itibaren günümüze kadar geçen sürede Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, 6552 sayılı Yasadan yararlanma hakkının saklı tutulmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 01.01.2006-01.11.2007, 01.01.2008-devam şeklinde Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti ile 6552 sayılı Yasanın prim borçlarının yapılandırılması hükümlerinden faydalanması istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle davanın kabulü ile, hükümde yazılı şekilde karar verilmiştir.
Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş kararları; Kurumun prim alacaklarını Bakanlar Kurulu kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi halinde, Bağ-Kur’un prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı re’sen kayıt ve tescil etmemesi, yasanın kendisine yüklediği re’sen tescil yükümlülüğüne aykırılık teşkil ettiğinden, prim tevkifatının yapıldığı tarihi izleyen aybaşından itibaren sigortalı olarak kabulü gerektiği yönündedir.
İlk prim kesintisini izleyen yıllarda prim kesintisi veya ürün tesliminin gerçekleştiğinin belirlendiği durumlarda, bu yıllar için de tespit kararı verilmesi gerekmektedir.
Tarım Bağ-Kur sigortalılığının temel koşulu 2926 sayılı Yasanın 2/1 ve 3/b maddelerinde belirtildiği gibi, tarımsal faaliyette bulunmaktır. Prim tevkifatına dayalı tespit davasında, salt ziraat odası ve kooperatif kaydı gibi belgelerin bulunması, davanın kabulü için yeterli değildir. Tarımsal faaliyetin sürdüğünün, faaliyete ilişkin olarak hangi tarımsal ürünlerin üretildiği, nereye satıldığı veya teslim edildiği gibi hususlar da somutlaştırılarak belirlenmelidir. Prim tevkifatı ve ürün tesliminin, iki yıla kadar olan süre dışında süreklilik arzettiği hallerde de, tarımsal faaliyetin sürekli olduğu kabul edilebilir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davacının teslim ettiği ürünlerden yapılan prim kesintileri doğrultusunda Kurumca 01.07.2005-31.12.2005, 01.11.2007-31.12.2007 ve 08.05.2014-devam şeklinde Tarım Bağ-Kur sigortalısı olarak tescil edildiği, teslim ettiği ürünlerden 2005/6, 2006/11,2007/10. ayda prim kesintilerinin yapıldığı, prim kesintileri gösteren belgelerin davacı tarafından sunulduğu ve mahkemece ayrıca araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Prim kesintisine dayalı tespit davalarında, ilk prim kesintisinin yapıldığı yılı takip eden yıllarda da, prim kesintisinin veya ürün tesliminin yani tarımsal faaliyetin düzenli olması gerekir. Düzenli prim kesintisi ve ürün tesliminden amaç, bunun her yıl yapılabileceği gibi, prim kesintisi veya ürün tesliminin iki yıla kadar olan süre dışında devam ettiği durumlarda da düzenli olduğu dolayısıyla tarımsal faaliyetin sürekli olduğu kabul edilebilir. Davacının uyuşmazlık konusu dönem içerisinde 2006 yılı Ocak ayında ve 2008-2014 yılları arasında herhangi bir prim kesintisi ve ürün tesliminin bulunmadığı dolayısıyla sigortalılık koşullarının oluşmadığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda, mahkemece davacı tarafından ürün teslimine ilişkin sunulan belgelerin sıhhati araştırılmaksızın ve davacının sunduğu belgelerde belirtilen sürelerde ürün teslimi olup olmadığı ayrıca araştırılmaksızın ve eldeki belgelere göre ürün teslimi ve prim kesintisi yapılmayan yıllarda da sigortalı kabul edecek şekilde sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.
Yapılacak iş; davacı tarafından sunulan belgelerin ilgili yerlerden sıhhati araştırılarak, yukarıda açıklanan şekilde prim kesintisine göne tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 17.11.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
M.O