Logo

21. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, meslek hastalığı sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.

Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, iş kazası nedeniyle açılmış bulunan maddi ve manevi tazminat davasıdır.

İlk derece mahkemesince, uyuşmazlığın iş sözleşmesi ya da iş ilişkisinden kaynaklanan bir konu olmayıp, haksız fiilden kaynaklandığından ve...’nun 27. maddesine göre ... Türk Cumhuriyeti hukukunun uygulanması gerektiğinden ve bu nedenle HMK 114/1. maddesi gereğince dava şartı bulunmadığından, davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı 10.10.2014 tarihinde ... adlı şirkette işe başlamış ve 19.11.2014 tarihinde ...Türk Cumhuriyetinde...’da bulunan Türk Silahlı Kuvvetlerine ait ... kışlasında bulunan iş yerinde kaza geçirerek yaralanmıştır.

Dosyada bulanan ve ...Türk Cumhuriyeti Ekonomi Sanayi ve Ticaret Bakanlığı resmi kabz memurluğu ve mukayyitlik dairesi tarafından verilen belgede, davalı ...nin şirketler yasasının fasıl 113 altında tüzel kişiliği haiz bir şirket olarak 17.11.2009 Lefkoşa’da kurulduğu ve adı geçen şirketin sınırlı sorumlu bir şirket olduğu açıklanmıştır.

Yabancı unsurlu olaylarda belirli bir devletin mahkemelerenin yetkili olup olmadıkları “milletlerarası (Uluslararası yetki) kavramı ile ifade edilir.

Milletlerarası yetki kavramının iki cephesi vardır. Bu kavram bir tarafta yabancı unsurlu olaylarda devletin kendi mahkemelereninin faaliyette bulunabilme yetkisine sahip olup olmadıkları veya hangi şartlar altında bu yetkiye sahip olduklarını belirtir. Diğer taraftan aynı kavram yabancı bir Devlete ait makamların yabancı unsurlu bir olayda gösterdikleri yargı faaliyetinin tamamen iç hukuk açısından ülke içerisinde belirli tesirlere sahip olup olamayacağı veya hangi şartlarla böyle bir tesire sahip olabileceğini tayin eder.

Kanunlar ihtilafıda şöyle açıklanır: Milletlerarası özel hukuk (devletler hususi hukuku) bir kanunlar ihtilafı hukukudur. Onun bir dalını teşkil eder. Yan yana ve aynı zaman içerisinde yürürülükte bulunan çeşitli devletlerin özel hukuk nizamlarından hangisinin belirli olay veya ilişkilere tatbik edileceğini gösterir. Şu halde milletlerarası özel hukuk, hangi devletin özel hukukunun uygulanacağını söyleyen hukuk kurallarının bütünüdür. (...- Devletler Hususi Hukuku - 19. Baskı - İstanbul - Sayfa 4, 408)

Yabancı unsuru taşıyan bir davada milletlararası özel hukuk kuralları gereğince, öncelikle milletlerarası yetki kurallarının tartışılarak, yargılama yetkisine hangi devlet yargısının sahip olduğunun belirlenmesi, yargı yetkisi belirlendikten sonra da kanunlar ihtilafı kuralları gereğince hangi devletin hukuk kurallarının uygulanacağının tartışılması gerekmektedir.

İş kazalarından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davalarında, usul hükümleri açısından öncelikle 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun uygulanması gerektiği açıktır.

5521 İş Mahkemeleri Kanununun 5. maddesine göre; “İş Mahkemelerinde açılacak her dava, açıldığı tarihte dava olunanın Türk Medeni Kanunu gereğince ikametgahı sayılan yer mahkemesinde bakılabileceği gibi, işçinin işini yaptığı iş yeri için yetkili mahkemede de bakılabilir. Bunlara aykırı sözleşme muteber olmaz”.

İş Mahkemeleri Kanununun 15. maddesine göre; "Bu Kanunda sarahat bulunmayan hallerde Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu hükümleri uygulanır".

6100 Sayılı HMK 'nın 16. maddesine göre ise; "Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir."

Bu bağlamda iş kazalarından veya meslek hastalıklarından kaynaklanan tazminat davalarında, dava, İş Mahkemeleri Kanununun 5. maddesine göre; davalının yerleşim yerinde açılabileceği gibi işçinin işini yaptığı işyerinin bulunduğu yer mahkemesinde de açılabilecektir.

Bunun dışında işçi lehine getirilen yeni bir düzenleme nedeniyle, HMK' nın 16. son maddesine göre, davada zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir. (21 HD. 5.12.2012 tarih, 2012/ 17970 E, 2012/22152 K., 21 HD. 2014/11828 E, 2014/17436 K, HGK 2015/ 21 - 2348 E., 2016/ 285 K.)

İş Mahkemeleri Kanununun 5. maddesindeki yetki kuralı, işçi tarafından işverene karşı açılacak davalarda uygulanacak olup, bu yetki kuralı kamu düzenindendir. (HGK. 2010/9 - 52 E., Karar 2010/ 89, HGK 2009/10 - 236 E., 345 K., HGK 2012/10 - 1832 E., 2013/1015 K.)

Milletlerarası özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanunun 2. maddesine göre;

''(1) Hâkim, Türk kanunlar ihtilâfı kurallarını ve bu kurallara göre yetkili olan yabancı hukuku re'sen uygular. Hâkim, yetkili yabancı hukukun muhtevasının tespitinde tarafların yardımını isteyebilir.

(2) Yabancı hukukun olaya ilişkin hükümlerinin tüm araştırmalara rağmen tespit edilememesi hâlinde, Türk hukuku uygulanır.

(3) Uygulanacak yabancı hukukun kanunlar ihtilâfı kurallarının başka bir hukuku yetkili kılması, sadece kişinin hukuku ve aile hukukuna ilişkin ihtilâflarda dikkate alınır ve bu hukukun maddî hukuk hükümleri uygulanır.

(4) Uygulanacak hukuku seçme imkânı verilen hâllerde, taraflarca aksi açıkça kararlaştırılmadıkça seçilen hukukun maddî hukuk hükümleri uygulanır.

(5) Hukuku uygulanacak devlet iki veya daha çok bölgesel birime ve bu birimler de değişik hukuk düzenlerine sahipse, hangi bölge hukukunun uygulanacağı o devletin hukukuna göre belirlenir. O devlet hukukunda belirleyici bir hükmün yokluğu hâlinde ihtilâfla en sıkı ilişkili bölge hukuku uygulanır''.

Aynı Kanunun 40. maddesine göre; “(1) Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisini, iç hukukun yer itibariyle yetki kuralları tayin eder''.

Yine aynı Kanunun 44. maddesinde; “(1) Bireysel iş sözleşmesinden veya iş ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda işçinin işini mutaden yaptığı işyerinin Türkiye'de bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir. İşçinin, işverene karşı açtığı davalarda işverenin yerleşim yeri, işçinin yerleşim yeri veya mutad meskeninin bulunduğu Türk mahkemeleri de yetkilidir''

Türk hukukunda milletlerarası yetkiye ait özel kurallar konulması yerine, iç hukukun yer itibariyle yetki kurallarının milletlerarası yetkininde doğum sebebi olarak nazara alınması tercih edilmiştir.

İç hukukun yer itibariyle yetki kuralları milletlerarası yetki kaideleri olarak da görev gördüğüne göre, milletlerarası yetkinin varlığı yer itibariyle yetkili bir mahkemenin bulunmasına bağlanmış olmaktadır. Diğer bir söyleyişle, yer itibariyle yetkili bir mahkemenin bulunması milletlerarası yetkisinin doğumu için yeterlidir. Türk mahkemesinin milletlerarası yetkisinin doğumu, mahkemenin vereceği kararın Türkiye'de veya yabancı bir ülkede fiilen tenfiz edilebilip edilememesine de şüphesiz bağlı değildir.

Türk hukukunun getirdiği bu sistemde, milletlararası yetki ile yer itibariyle yetkinin birlikte sahip bulunduğu “yerleşme” dikkate alınmaktadır. (...Devletler Hususi Hukuku - 19. Baskı - İstanbul - Sayfa 431. vd.)

Yargı yetkisi devletin egemenlik hakkının bir görünümüdür. Devlet, kural olarak ülkesi üzerinde yaşayan yabancılarda dahil olmak üzere, ülkesinde bulunan herkes ve herşey hakkında yargı yetkisini kullanabilir. Hatta ''...'' davasında da ortaya konulduğu üzere devlet yargı yetkisini ülkesi dışında vuku bulmuş olaylarıda kapsayacak şekilde kullanabilir. Örneğin, devlet ülkesi dışında gerçekleşmiş bir haksız fiile ilişkin olarak yargı yetkisini kullanabilir.

Türk mahkemelerinin yabancı unsurlu davalardan ne zaman yetkili, ne zaman yetkisiz olacağı meselesi...' da düzenlenmiştir. Milletlerarası yetki konusuna ilişkin genel kural...' un 40. maddesinde yer almaktadır. Bu hüküm uyarınca yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklarla Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisini, iç hukukun yer itibariyle yetki kuralları tayin eder. Bu...' da düzenlenmiş bir genel yetki kuralıdır. Buna göre, yabancı unsurlu bir uyuşmazlıkta Türkiye'de yer itibariyle yetkili bir mahkeme mevcut ise, Türk mahkemelerinin o dava bakımdan milletlerarası yetkisi de mevcuttur. Böylece iç hukuktaki yer itibariyle yetki kurallarına Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisini de belirleme görevi verilmiş olmaktadır....'un 40. maddesi ile milletlerarası yetkiyi de düzenleme görevi verilmiş bulunan iç hukukumuzdaki yer itibariyle yetki kuralları başta.... ve ... olmak üzere muhtelif kanunlarda düzenlenmiştir. (...- 4. Baskı - İstanbul - 2015 - S. 330 vd.)

Somut olayda, davalı şirket ... Türk Cumhuriyeti yasalarına göre kurulmuş bir şirket olup, şirketin yerleşim yeri... İş kazası Lefkoşa'da bulunan Türk Silahlı Kuvvetlerine ait ... kışlasında bulunan işyerinde meydana gelmiştir. Ancak Davacı zarar görenin mutat yerleşim yeri ise...

Tüm bu açıklamalardan sonra somut uyuşmazlıkta uygulanacak olan iç hukuk kuralları 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu 5. ve 15. maddeleri ile 6100 sayılı HMK' nın 16/son maddesidir. Bu bağlamda,...' un 40. ve 44. maddeleri doğrultusunda Türk Mahkemeleri somut uyuşmazlıkta önüne gelen davaya bakmaya yetkilidir. Meydana gelen iş kazasında zarar gören davacının HMK. madde 16/son'a göre mutat yerleşim yeri Kayseri'dir. Bu durumda, HMK. madde 16/son maddesi gereğince dava yetkili mahkemede açılmıştır. Buna göre ilk derece mahkemesince işin esasına girilmesi ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yerinde görülmeyen gerekçelerle davanın reddedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 24/11/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Gerçekleştirdiğiniz işlemde Hata Oluştu !

***