"İçtihat Metni"
Davacı, sigorta başlangıç tarihinin olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava; davacının sigortalılık başlangıcının tarihi olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt belgelerden; davacının doğum tarihinin olduğu, davacı adına düzenlenen tarihli işe giriş bildirgesi bulunduğu ve bordro tanıklarının davacının çalışmalarını doğruladıkları, davacının hizmet cetvelinden Kurum kayıtlarına geçen ilk çalışmasının tarihinde olduğu, dava dilekçesi ile ...'nin de davalı olarak gösterildiği, ancak yargılama sırasında davacı tarafça söz konusu davalı hakkındaki davanın takip edilmeyeceğinin bildirildiği anlaşılmaktadır.
İhtilaf tarihinde geçerli olan 506 sayılı Yasa'nın 60/G maddesi, “Bu maddenin uygulanmasında; 18 yaşından önce Malullük, Yaşlılık ve Ölüm Sigortalarına tabi olanların sigortalılık süresi, 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul edilir. Ancak, bu tarihten önceki süreler için ödenen Malullük, Yaşlılık ve Ölüm Sigortaları primleri, prim ödeme gün sayılarının hesabına dahil edilir.” hükmünü içerirken yine aynı yasanın Geçici 54.maddesinde tarihinden önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tescil edilmiş olanlar hakkında 60 ıncı maddenin (G) fıkrası hükmü uygulanmaz.” hükmü düzenlenmiştir.
Somut olayda; dava dilekçesi ile ... de davalı gösterildiği ve yargılama sırasında davacı tarafından söz konusu davalı hakkında açılan davanın takip edilmediğinin bildirilmesine rağmen; davalı şirket yönünden işlemden kaldırma kararı verilmeden, ayrıca gerekçeli kararda söz konusu şirket harçtan sorumlu tutularak, yine 506 sayılı Yasa'nın 60/G maddesi dikkate alınmadan ve bu madde uygulandığında davacının hizmet cetvelinde görünen ilk çalışmasının olduğundan dava açmakta hukuki yararı bulunup bulunmadığı irdelenmeden sonuca gidilmesi isabetsiz olmuştur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 10.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.