Logo

21. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, Kurum tarafından gönderilen ödeme emrinin iptaline karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.

Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R

Dava ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.

Mahkemece, davacının asıl borçlu Kooperatif yönetimiyle hiçbir zaman ve hiçbir şekilde ilgisi dahi olmadığını belirtir yazı içeriği ile ödeme emirlerinden sorumlu olmayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Davanın yasal dayanaklarını oluşturan, 506 sayılı Yasa’nın 80/12. maddesinde; sigorta primlerini haklı sebepleri olmaksızın, birinci fıkrada belirtilen süre içerisinde tahakkuk ve tediye etmeyen kamu kurum ve kuruluşlarının tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri mesul muhasip, sayman ile tüzelkişiliği haiz diğer işverenlerin üst düzeydeki yönetici veya yetkililerinin Kurum'a karşı, işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olacakları, 5510 sayılı Yasa'nın 88. maddesinde de Kurum'un sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu Kanun'da belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcilerinin Kurum'a karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olacakları bildirilmiştir.

Öte yandan süresinde ödenmeyen prim ve diğer Kurum alacaklarının bizzat Kurum tarafından cebren takip ve tahsil edilebileceği 5510 sayılı Yasa'nın açık hükmü gereğidir. Cebren tahsil ve takip esasları 6183 sayılı Yasa'da gösterilmiştir. 6183 sayılı Yasa'nın mükerrer 35. maddesinde asıl borçlu hakkında yapılan yasal takip ve araştırmalar sonucu kamu alacağının tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması halinde yasal temsilcisine ödeme emri çıkarabileceği bildirilmiştir.

./..

Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacıya Yönetim Kurulu üyesi sıfatıyla asıl borçlu . Koop.'nin Kuruma olan damga vergisi, işsizlik sigortası primi ve prim borçları nedeniyle sırasıyla 1.463.737 sayı takip numaralı ödeme emirlerinin davacıya 11/02/2015 tarihinde tebliğ edildiği, davanın hakdüşürücü süre içerisinde açıldığı, davacının 16/09/2014 tarihinde yapılan 2013 yılı olağan genel kurul toplantısı ile dava dışı borçlu kooperatifin yönetim kurulu üyelğine seçildiği, bu toplantıdaki kimlik numarasıyla davacının kimlik numarasının, isim ve soyisimlerin de uyuştuğu, dava dışı borçlu kooperatifin 17/05/2015 tarihli yazı içeriğinden davacının sehven kooperatif yönetim kurulu üyesi olarak anıldığı ve ilan edildiği, anılan kişinin hiçbir zaman hiçbir şekilde kooperatif ile ilgisi dahi olmadığının belirtildiği, mahkemece bu yazı içeriğine göre hükküm kurulduğu, davalı Kurum'un 21/08/2015 tarihli yazı içeriğinden ödeme emirlerinin doğru bir şekilde gönderildiği, sehven yapılan bir işlemin olmadığının belirtildiği anlaşılmaktadır.

Somut olayda; davacının adı ve soyadı ile kimlik numarasının kayıtlar ile örtüştüğü, ortada sahtelik iddiasının da bulunmadığı, mahkemece davacının yönetim kurulu üyesi olup olmadığına ilişkin re'sen bir araştırma yapılmaksızın sadece Kooperatifin 17/05/2015 tarihli yazısına istinaden hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.

Mahkemece yapılacak iş; dava dışı borçlu kooperatifin yönetim kurulu kararları, gelir-gider defterleri, karar defter ve tutanakları dâhil tüm bilgi ve belgeler getirtilerek, davacının kimlik bilgileri ile birlikte, gerektiğinde tanık dinlenmek veya bilirkişi raporu alınmak suretiyle, davacının borçlu kooperatifin yönetim kurulu üyesi olup olmadığına ilişkin tüm delilleri re'sen toplayıp araştırırak sonucuna göre karar vermekten ibarettir.

Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 26.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

M.O

***