"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 15.09.1995-16.04.1999 tarihleri arasında...sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 15.09.1995- 16.04.1999 tarihleri arasında zorunlu ... sigortalısı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 19.04.1999 tarihli talebine göre oda kaydı dikkate alınarak 15.09.1995 tarihinde 1479 sayılı kanun sigortalılığının başlatıldığı, davacının 16.04.1999- 30.06.2000 tarihleri arasında vergi kaydı, 15.09.1995- 30.06.2005 tarihleri arasında oda kaydı, 04.05.1999- 01.08.2005 tarihleri arasında da esnaf sicil kaydı bulunduğu, davacının 02.08.2005 tarihinde kuruma başvurarak... kaydının 30.06.2005 tarihine kadar devam etiğini, ancak ekteki... sigortalılık belgesindeki vergi mükellefiyeti olan sürelere göre ( 16.04.1999- 30.06.2000) kaydının yapılmasını talep ettiği, davacının talebine eklediği ... Meyveciler Sebzeciler ve Pazarcılar odası yazısında davacının vergi dairesinde kayıtlı süreler dışında odada kayıtlı olduğu sürelerde kendi ad ve hesabına bağımsız çalışması olmadığının belirtildiği, yine ... Esnaf ve Sanatkar Sicil Müdürlüğü' nün de aynı şekilde cevap verdiği, akabinde kurumca davacının tescil tarihi 16.04.1999, terk tarihinin ise sağlık karnesi vize bitiş tarihi olan 08.05.2001 tarihi olarak belirlendiği, davacının 15.01.2014 tarihli dilekçesi ile 08.05.2001 tarihinden sonraki ödemelerinin isteğe bağlı bağkur olarak tespitini talep ettiği, talebine istineden bu kez sigortalılık terk tarihinden sonraki ödemelerinin isteğe bağlı olarak değerlendirildiği, ancak davacının 10.12.2014 tarihli dilekçesi ile bu talebinden vazgeçtiği, bilirkişi raporu alınarak bu doğrultuda karar verildiği anlaşılmaktadır.
01.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Yasa'nın 24. maddesinde zorunlu ... sigortalılığı için esnaf sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kaydı aranırken 04.05.1979 tarihinde yürürlüğe giren 2229 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesinin öngördüğü meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulu kaldırılmış sadece yasanın temel ilkesi olan kendi ad ve hesabına çalışma koşulu getirilmiş, 20.04.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasa'nın 24. maddesi değiştirilerek zorunlu ... sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olması şartı getirilmiş ancak gelir
vergisinden muaf olanlar için meslek kuruluşuna kayıtlı olma yeterli görülmüş, 22.03.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu... sigortalılığı için vergi kaydı veya esnaf sicil kaydı veya oda kaydının bulunması yeterli görülmüş, 02.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu... sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olma şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için esnaf sicil kaydı ve oda kaydının bir arada bulunması yeterli görülmüştür.
Somut olayda; davacı vergi dairesinde kayıtlı olduğu süreler dışında odada kayıtlı olduğu sürelerde kendi ad ve hesabına bağımsız çalışması olmadığına dair ilgili oda ve esnaf ve sanatkar sicil müdürlüğünden aldığı yazılar ile davalı kuruma başvurarak faaliyetinin olmadığını ortaya koyduğundan ve bu kez aynı süreler için bağımsız çalışması olduğunu iddia ettiğinden oda ve sicil yazılarının aksini ancak yazılı delil ( fatura, banka kayıtları, pazarda satıcılık yapıyorsa belediye kaydı, defter kayıtları vb) ile ispatlayabilir. Davacının oda kaydı bulunan ihtilaflı dönemde 1479 sayılı kanun sigortalılığını gerektirir çalışması bulunup bulunmadığına dair yazılı delil ile araştırma yapılmaksızın salt oda kaydı bulunduğundan bahisle davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 15.11.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.