Logo

21. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, yurtdışı borçlanma işlemini iptal ederek emekli aylığını kesen ve ödenen aylıkları geri isteyen işlemin iptaline, kesilen aylığın kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.

Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davacı vekilinin tüm, davalı Kurum vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,

2- Dava, davacının yurtdışı borçlanma işlemini iptal ederek emekli aylığını kesilmesine ve ödenen aylıkları geri istenmesine ilişkin Kurum işlemin iptali ile aylığının kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanmasına karar verilmesi istemine ilişkindir.

Mahkemece, isteminin kısmen kabulü ile “davalı kurumun davacının emekli maaşının kesilmesi ve ödenen maaşların geri istenmesine yönelik kurum işleminin iptaline ilişkin talebin reddine, davacının 01/03/2012 tarihinden itibaren ... (4/a ) kapsamında 3609 gün, sigortalı hizmeti üzerinden yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine ” karar verilmiştir.

Uyuşmazlık, Kurum tarafından sehven tahakkuk ettirilmek suretiyle tahsil olunan ve sonradan iptal edilen yurt dışı hizmet borçlanması prim ödemelerinin davacıya ödeme tarihinden itibaren ileriye yönelik olarak isteğe bağlı sigortalılık statüsü kazandırıp kazandırmayacağı noktasında toplanmaktadır.

Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın davacının tescil tarihinde yürürlükte bulunan 09.04.2003 tarihli 4842 sayılı Yasa'nın 33.maddesi ile değişik 85.maddesi, “Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına isteğe bağlı olarak devam edilebilmesi için en az 1080 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmak, herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna zorunlu ya da isteğe bağlı sigortalı olmamak ve buralardan kendi sigortalılığından dolayı aylık bağlanmamış olmak, isteğe bağlı olarak her ay kesintisiz otuz gün üzerinden malullük , yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemek, örneği Kurumca hazırlanacak isteğe bağlı sigorta talep dilekçesiyle Kurum'a müracaatta bulunmak şarttır.” düzenlemesini içermektedir.

Öte yandan; Kurum'un hatalı işlemine dayalı olarak davacının iyiniyetli olmasından kaynaklanan bir kazanılmış haktan bahsedebilmek için Hukuk Genel Kurulu’nun 25.06.2003 gün ve 2003/21-406 E., 2003/424 K. ile 25.12.2002 gün ve 2002/21-1062 E., 2002/1098 K. sayılı kararlarında da belirtildiği gibi; bir hakkın elde edilmiş olması, objektif bir hukuk kuralının kişiye uygulanması, hakkın elde edilebilir ve Anayasa ile diğer Kanunlarla korunmaya değer duruma gelmiş olması ve idarece tek taraflı tasarrufla geri alınamayacak

durumda bulunması gerekir.

Hukuki değerden yoksun işlemler, açık hataya dayalı işlemler, iradeyi fesada uğratan nedenlere dayalı işlemler, kazanılmış hak doğurmadığı gibi, idarenin yapmış olduğu olumsuz veya açıklayıcı işlemleri de kazanılmış hak doğurmaz. ( Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 21.09.2011 gün ve 2011/10-439 E., 2011/540 K. ilamı )

Dosyadaki kayıt ve belgelerden, 31 /05/1951 doğum tarihli davacının 06/09/1996 tarihinde Bakanlar Kurulu kararı ile Türk Vatandaşlığı'nı kazandığı, davacının yurt dışı 02/02/1973-21/01/2003 tarihleri arasında yurt dışı ...'da geçen hizmet sürelerinin bulunduğu, davacının 03/03/2006 tarihli Kurum'a müracaatı ile yurtdışı hizmet borçlanması talebinde bulunduğu, Kurum tarafından davacının yurt dışında 21/01/1988-21/01/2003 tarihleri arasında geçen hizmet süreleri karşılığı tahakkuk ettirilen borçlanma bedelini davacının 09/07/2008 tarihinde ödemek üzere 5400 gün yurt dışı çalışma süresini 4/a kapsamında borçlandığı, 01/08/2009 tarihli tahsis talebine istinaden davacıya 01/07/2009 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı, Kurum tarafından davacının Türk vatandaşı olmadığı süreler içerisinde yurt dışı hizmet süreleri borçlanamayacağının tespit edildiği, bunun üzerine Kurum'un 10/09/2014 tarihli işlemi ile Türk vatandaşı olmadığı süreler içerisinde ( 21/01/1988-05/09/1996 tarihleri arasında ...'da geçen 3104 gün çalışma süreleri) 3201 Sayılı Yasaya göre borçlanma hakkının bulunmaması nedeniyle aylık bağlama koşullarını yerine getirmediğinden yaşlılık aylığını iptal ederek davacıdan 22/01/2015 tarihi itibariyle 61.513,62 TL yi yersiz aylık olarak talep ettiği, yargılama esnasında alınan bilirkişi raporunun dosyaya sunulduğu, buna göre Mahkemece Kurum tarafından iptal edilen 21/01/1998-05/09/1996 tarihleri arasını karşılayan hizmet borçlanması prim ödemelerinin 09/07/2008 ödeme tarihinden itibaren ileriye yönelik davacıya isteğe bağlı sigortalılık süresi vereceği kanaatiyle davacının 09/07/2008-30/09/2008 tarihleri arasında 83 gün ... kapsamında isteğe bağlı sigortalı sayılması gerektiği, 01/10/2008-28/02/2012 tarihleri arasında ise 1230 gün Bağ-Kur kapsamında isteğe bağlı sigortalı sayılması gerektiğinin kabulü ile yazılı şekilde sonuca gidildiği anlaşılmaktadır.

Somut olayda; 506 sayılı Yasa'nın 85. maddesi gereği isteğe bağlı sigortalılığa hak kazanabilmek için Kurum'a sigortalılık iradesinin yazılı olarak veya düzenli prim ödemek suretiyle bildirilmesi gerektiğinden davacının 506 Sayılı Kanun'un 85. maddesi kapsamında yeniden isteğe bağlı sigortalı olmak yönünde Kurum'a yazılı başvurusu olmadığı gibi; isteğe bağlı sigortalılık iradesini ortaya koyacak biçimde prim ödemesinde bulunmadığı anlaşılmakla, Mahkemece Kurum tarafından sehven tahakkuk ettirilmek suretiyle tahsil olunan ve iptal edilen 21/01/1998-05/09/1996 tarihleri arasını karşılayan yurt dışı hizmet borçlanması prim ödemelerinin 09/07/2008 ödeme tarihinden itibaren ileriye yönelik davacıya isteğe bağlı sigortalılık süresi vereceği kanaatiyle yazılı şekilde sonuca gidilmesi hatalı değerlendirmeye dayanmaktadır.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

O halde, davalı Kurum'un bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davacı'ya yükletilmesine, 27/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***