Logo

21. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, kesilen aylığın yeniden bağlanmasına, borç çıkaran Kurum işleminin iptaliyle, borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.

Hükmün, taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal gerektirici nedenlere göre davacı vekilinin tüm, davalı Kurum vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,

2- Dava, davacının boşandığı eski eşiyle birlikte yaşamaya devam etmesi ve muvazaalı boşanmış olması sebebiyle babasından almakta olduğu yetim aylığının durdurulması ve yersiz ödeme gerekçesiyle adına borç çıkarılmasına dair kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.

Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, davacının dava konusu edilen (51.086,34 TL asıl borç ile 11.201,69 TL işlemiş faizi) borçtan 35.637,64 TL asıl borç ve 5.112,25 TL işlemiş faizin toplamı üzerinden sorumlu olduğunun tespiti ile kuruma geri ödenmesi gerektiğinin tespitine, davacının sorumlu olduğu kabul ve tespit edilen kısım haricindeki 15.448,70 TL asıl borç ile 6.089,44 TL işlemiş faizden sorumlu olmadığının TESPİTİ ile bu kısma dair kurum işleminin iptaline, davacının fazlaya dair talebinin reddine, davacının yetim aylığının kesilmesine dair kurum işlemi yerinde olduğundan, bu konudaki talebin reddine, karar verilmiştir.

Hakkında verilen boşanma kararı kesinleşen davacıya ölü olan sigortalı babası üzerinden hak sahibi kız çocuğu sıfatıyla bağlanan ölüm aylığının boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığının belirlendiği gerekçesiyle davalı Kurumca gerçekleştirilen işlemle başlangıç tarihi itibariyle kesilerek yersiz ödendiği ileri sürülen aylıklar yönünden borç tahakkuk işleminin tesis edildiği anlaşılmakta olup, mahkemece yapılan yargılama sonunda istem aynen hüküm altına alınmıştır.

Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası kanunun 56. maddesidir.

Somut olayda, davacı ve eşi Hasan Sur 17/11/1999 tarihinde boşanmışlardır. Davacıya babası nedeniyle yetim aylığı bağlanmıştır. 04/12/2013 tarihli İnceleme raporunda yer alan, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşayarak Kurumdan haksız menfaat temin ettiği yönündeki tespit üzerine yetim aylığı başlangıç tarihi itibariyle kesilerek, Kurumca, yapılan ödemeler borç kaydedilmiştir.

.../...

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 59/2. maddesinde “Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarının görevleri sırasında tespit ettikleri Kurum alacağını doğuran olay ve bu olaya ilişkin işlemler, yemin hariç her türlü delile dayandırılabilir. Bunlar tarafından düzenlenen tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir.” hükmü yer almaktadır.

04/12/2013 tarihli İnceleme Raporunda; ifadesi alınan komşularının davacının eşi ve çocukları ile beraber yaşadıklarını belirttikleri, davacının eski eşinin resmi ikametgahının olmasına rağmen adresleri İstanbul'da olan birden fazla işyerinde değişik tarihlerde çalıştığının ve eşinin adresine yakın Hastanesinde farklı tarihlerde tedavi olduğunun tespit edildiği bildirilmiştir.

Somut olayda, davacının oturduğu evinin kira olduğu ve kira sözleşmesinde eski eşinin kefil olduğu anlaşıldığından 04/12/2013 tarihli İnceleme Raporunda tespit edilen hususlar da dikkate alındığında davacı ve eski eşinin, boşanma sonrasında da birlikte yaşamaya devam ettikleri sabit olup 5510 sayılı yasanın 59/2. maddesi gereğince Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları tarafından düzenlenen tutanak içeriğinin de aksi ispat edilemediğinden, davanın reddine karar verilmesi gerekirken mahkemece yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ : Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, fazla alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden taraflardan davacıya iadesine, 03/11/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***