Logo

21. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, yurtdışında çalışmaya başladığı 21/04/1987 tarihinin Türk sigortasndada başlangıç tarihi olarak sayılması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.

Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R

Dava; davacının sigortasına giriş tarihi olan 21.04.1987 tarihinin Türkiye'de sigorta başlangıcı sayılması istemine ilişkindir.

Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 27.12.2013 tarihinde yurtdışı borçlanması için talepte bulunduğu, davacının 21.04.1988 – 31.12.2012 tarihleri arasında yurtdışında çalışmalarının bulunduğu, yurtiçinde ise 18.12.2013 – 28.12.2013 tarihleri arasında çalışmasının bulunduğu, davalı Kurum tarafından davacının tahsis talebinin; borçlanma tarihinden itibaren borçlandığı süre kadar geriye gidildiğinde sigorta başlangıcının 07.06.1999 olduğu, bu nedenle de yaşlılık aylığı şartlarını taşımadığı gerekçeleri ile reddedildiği anlaşılmaktadır.

17.04.2008 Tarih ve 5754 sayılı Yasa'nın 79. maddesi ile değişik 3201 sayılı Yasa'nın 1.maddesine göre; Türk vatandaşlarının yurt dışında 18 yaşını doldurduktan sonra, Türk vatandaşı iken geçen ve belgelendirilen sigortalılık süreleri ve bu süreleri arasında veya sonunda her birinde bir yıla kadar olan işsizlik süreleri ile yurt dışında ev kadını olarak geçen süreleri, bu Yasa'da belirtilen sosyal güvenlik kuruluşlarına prim ödenmemiş olması ve istekleri halinde, bu Yasa hükümlerine göre sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirilir.

Yasa, yurt dışında geçen her türlü sürenin değil belirli nitelikte olanların borçlanılmasına imkan tanımıştır. Sınırlama, süre yönünden değil borçlanma başvurusunda bulunan kişinin bu süreyi yurt dışında hangi halde geçirdiği ile ilgilidir.

Borçlanılması mümkün olan sigortalılık, işsizlik ve ev kadını olarak geçen süre kavramları 3201 sayılı Yasa'da tanımlanmamış olmakla birlikte sigortalılık süresi; “ borçlanma kapsamındaki sürenin geçtiği ülke mevzuatına göre ikamet süreleri hariç, çalışılmış ya da çalışılmış kabul edilen süreleri ”, işsizlik süresi; “ ilgili ülke mevzuatına göre çalışma süreleri ile bu çalışma sürelerine eş değer süreler haricinde o ülkede geçen süreyi ” ve ev kadını olarak geçen süre ise; “ medeni durumlarına bakılmaksızın (bekar, evli veya boşanmış) kadınların sigortalılık süreleri haricinde yurtdışında 18 yaşını ikmal ettikten sonra bulundukları süreyi ” ifade eder (Yönetmelik m 4).

Çalışma süreleri; zorunlu prim ödeme süreleri, kendi nam ve hesabına çalışmalardan dolayı zorunlu ve isteğe bağlı prim süreleri ve bu kapsamdaki diğer sigortalılık sürelerinden ibarettir. Çalışılmış olarak kabul edilen süreler ise ilgili ülke mevzuatına göre fiilen çalışılmadığı halde çalışmaya eşdeğer süre olarak kabul edilip, hizmet cetvellerinde eşdeğer süre olarak gösterilen, aylığa hak kazanmada ve aylık hesabında değerlendirilen sürelerdir.

“ Çalışılmış süre olarak kabul edilen sürelerin ” hangi ölçütler çerçevesinde borçlanılabileceği ülkeden ülkeye farklılık göstermekle birlikte yurt dışında geçen ve ilgili ülke mevzuatında “ sigortalılık süresi ” kabul edilen ancak fiili çalışmaya dayanmayan sürelerin borçlanılabilmesi için, bu sürenin “bağımlı veya bağımsız gerçek bir çalışmaya (sigortalılığa) bağlı nedenlerle sigortalılık süresi kabul edilmesi” veya “isteğe bağlı sigortalılık kapsamında primlerinin ödenmiş olması” gerekir. Çalışmaya bağlı iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve benzeri haller bu niteliktedir.

“Borçlanma başvurusunda bulunan kişinin, yurt dışında bulunduğu ülkenin sosyal güvenlik mevzuatına göre eylemli bir çalışması bulunmasa dahi isteğe bağlı sigortalılık hükümlerinden yararlanarak primini ödediği sürelerin sigortılılık süresi kapsamında borçlanılması mümkündür. Çünkü isteğe bağlı sigortalılık statüsünde gerçek bir çalışma bulunmasa dahi isteğe bağlı primi ödenmiş süreler sosyal güvenlik kanunları kapsamında hizmet süresi (çalışmaya eşdeğer süre) olarak kabul edilmektedir.

Yurt dışında eylemli bir çalışma bulunmadığı halde ilgili ülke mevzuatına göre belirli bir yaşın ikmali veya çalışmaya bağlı olmayan nedenlerle (analık, çocuk bakımı, okul eğitimi, meslek öncesi eğitim kursu) sigorta kapsamında geçen ve uzun vadeli sigorta kolları kapsamında primi ödenmeyen sürelerin, 3201 sayılı Kanun'un 1.maddesinde belirtilen sigortalılık süresi olarak kabulü mümkün değildir. Bu sürelerin koşulları bulunduğu takdirde işsizlik süresi veya ev kadını olarak geçen süre kapsamında borçlanılması mümkündür.

Yargıtay Hukuk Dairesinin 25.10.2007 gün ve 02.12.2008 gün ve Yargıtay Hukuk Dairesinin 18.07.2013 gün ve 06.06.2013 gün ve E.K. sayılı kararları da bu yöndedir.

Somut olayda; davacının tarihleri arasında okul eğitimi, tarihleri arasında geçiş süresi ve 01.08.1987 – 31.07.1988 tarihleri arasında meslek eğitimi nedeniyle sigorta kapsamına alındığı, davalı Kurum tarafından da bu süreler için Alman sigortasına prim ödenmemiş olduğunun, bu nedenle de borçlanma kapsamında sayılmasının mümkün olmadığının bildirildiği anlaşılmaktadır.

Mahkemece yapılacak iş; davacının, 21.04.1986 – 16.06.1987 tarihleri arasında okul eğitimi, 01.07.1987 – 31.07.1987 tarihleri arasında geçiş süresi ve 01.08.1987 – 31.07.1988 tarihleri arasında meslek eğitimi sürelerinde Alman Rant sigortasına prim ödeyip ödemediğini araştırarak, anılan Yasa maddeleri çerçevesinde sonuca gitmekten ibarettir.

Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 03.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***