"İçtihat Metni"
Davacı, yaşlılık aylığından yapılan sosyal güvenlik destek primi kesintilerinin iptaline, Kuruma borçlu olmadığının tespitine, yapılan kesintilerin iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının, Kuruma sosyal güvenlik destek primi borcu bulunmadığının tespiti ve yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkindir.
Mahkemeca, istemin kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının ............ Mühendislik Müşavirlik İnşaat Ticaret Limeted Şirketine 17/01/1995 tarihinde ortak olduğu ve şirketin ticaret sicilinden resen terkin edildiği 26/08/2014 tarihine kadar ortaklığının devam ettiği, ilgili şirketin vergi idaresi yazısına göre 31/12/2003 tarihinden itibaren ticari faaliyetinin bulunmadığının belirtildiği anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağı olan, 1479 sayılı Yasa'nın Ek 20.maddesinde, diğer sosyal güvenlik kanunlarına göre yaşlılık ve malullük aylığı bağlananlardan, 24 üncü maddenin (I) numaralı bendinde belirtilen kapsamda çalışmaya başlayanlar, çalışmaya başladıkları ayı takip eden ay başından itibaren, çalışmalarının sona erdiği ay dahil, bu Kanunun 50 nci maddesine göre belirlenen onikinci gelir basamağının %10'u oranında sosyal güvenlik destek primi ödeyecekleri hükmü düzenlenmiştir.
Öte yandan 1479 sayılı Yasanın 24. maddesinde, limited şirket ortaklarının bu kanun kapsamında sigortalı sayılacağı, yine aynı yasanın sigortalılığın bitimini düzenleyen 25/1-c maddesinde şirketlerle ilgisi kalmayanların, çalışmalarına son verdikleri veya ilgilerinin kesildiği tarihten, 25/1-e bendinde ise, iflasına karar verilmiş olan tasfiye halindeki şirket ortaklarının, mahkemece tasfiyesine karar verildiği tarihten bir gün önce sigortalılığın sona ereceği düzenlenmiştir.
./..
Ayrıca 01/10/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasanın sigortalı olmayı düzenleyen 4/b-3 maddesinde limited şirketin tüm ortaklarının sigortalı sayılacağı, yine aynı yasanın sigortalılığın bitimini düzenleyen 9. maddesinde, limited şirket ortaklarından hisselerinin tamamını devreden sigortalıların hisse devrinin yapılmasına ortaklar kurulunca karar verildiği tarihten itibaren,....iflas veya tasfiye durumu ile münfesih duruma düşen şirketler için ortağın talep etmesi halinde, mahkeme kararı ile iflasın, tasfiyenin açılmasına, ortaklar kurulu kararı ile tasfiyenin başlamasına veya şirketin münfesih duruma düşmesine karar verildiği, ortakların talepte bulunmaması halinde, mahkemece iflasın kapatılmasına karar verildiği, tasfiyesi sonuçlanan şirketlerin ortaklıklarının ise tasfiye kurulu kararının ticaret sicili memurluğunca tescil edildiği tarihten itibaren sigortalılığın sona ereceği düzenlenmiştir.
Somut olayda, davacının sigortalılığın gerek 1479 sayılı, gerekse 5510 sayılı Yasalara göre şirket ortaklığı dolayısıyla sigortalılığı devam etmektedir. Bu nedenlerle şirketin ticaret sicilinden terkinine kadar olan dönem yönünden Kurum tarafından SGDP kesilmesi işleminde isabetsizlik bulunmadığı hususu dikkate alınmadan sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 13/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.