Logo

21. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

: 2-...

Davacı, sigorta başlangıç tarihinin 19.04.1985 olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.

Hükmün davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,

2-Dava, davacının davalı işyerinde 19.04.1985 tarihinde bir gün çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.

Mahkemece davanın kabulüne ve davalı Kurumun davalı işveren ile birlikte yargılama giderlerinden mütesilsilen sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.

11/09/2014 tarihinde yürürlüğe giren 10/09/2014 tarih ve 6552 sayılı Kanunun 64. maddesi ile 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 7. maddesine 4. fıkra eklenmiş olup “Hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talebi ile işveren aleyhine açılan davalarda, dava Kuruma resen ihbar edilir. İhbar üzerine davaya davalı yanında ferî müdahil olarak katılan Kurum, yanında katıldığı taraf başvurmasa dâhi kanun yoluna başvurabilir.” hükmü getirilmiştir.

Somut olayda, dava 6552 sayılı Kanundan sonra 09/10/2014 tarihinde açılmış olup, Kanunun 64. maddesi gereğince davanın açıldığı tarihte davalı Kurumun fer'i müdahilliği söz konusudur.

Kural olarak fer’i müdahil; yanında katıldığı tarafın yararına olan iddia ve savunma vasıtalarını ileri sürebilir (HMK md.68). Müdahilin yer aldığı asıl davada hüküm taraflar hakkında verilir. Başka bir ifade ile davada, müdahil lehine veya aleyhine hüküm verilemez. Bunun sonucu olarak da müdahil kendisini vekille temsil ettirmiş olsa bile, müdahil lehine vekalet ücretine hükmolunamaz aynı şekilde vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulamaz.

Hal böyle olunca, bu husus nazara alınmadan fer’i müdahil olan davalı Kurumun davalı işveren ile birlikte müteselsilen yargılama giderinden sorumlu tutulması ve aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

Ne var ki bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden, HMK’nın 370/2 maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden ötürü hüküm fıkrasının 4.paragrafı silinerek, yerine; "4-Davacı vekille temsil edildiğinden 1.500.-TL vekalet ücretinin davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine," rakam ve sözcüklerinin;

Hüküm fıkrasının 5.paragrafı silinerek, yerine; "Davacı tarafça yapılan tebligat giderleri 72.-TL, müzekkere giderleri 20.-TL ve tanık ücreti giderleri 20.-TL olmak üzere toplam 112.-TL yargılama giderinin davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine " rakam ve sözcüklerinin yazılmasına, hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, 19.09.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

***