"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, emekli aylığı almaya hak kazandığının tespitine, birikmiş aylıkların yasal faiziyle birlikte tahsiline, almış olduğu aylıklardan ve sağlık giderlerinden dolayı Kuruma borçlu olmadığının tespitine, karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava; davalı Kurum tarafından sahte sigortalılık gerekçesi ile maluliyet aylığı iptal edilen davacının, maluliyet aylığına hak kazandığının tespiti, ödenmeyen aylıkların yasal faizi ile ödenmesi ve davalı Kurum tarafından bildirilen yersiz ödeme nedeni ile borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece; davacının emekli aylığına hak kazandığının tespitine, birikmiş aylıklarının ödemeye hak kazandığı tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı Kurum'dan tahsiline, davacıya yersiz ödeme olarak bildirilen 3.238,38 TL borçlu bulunmadığının tespitine, bunun aksine ilişkin Kurum işlemlerinin iptaline dair verilen ilk karar Dairemizin K sayılı kararı ile eksik inceleme yapıldığından bahisle bozulmuş, bozma kararına uyan mahkemece son olarak yine ilk karar gibi hüküm kurulmuştur.
Bozma kararından sonra dosya arasına alınan belgelerden; Sosyal Güvenlik Denetmeni 'nin 2 tarihli inceleme raporunun gönderildiği, rapor içeriğinden; davacının çalışmalarının geçtiği işveren 'ın kardeşi, aynı zamanda muhasebecisi olan 'ın imzalı beyanında; 'ın işyeri dosyasının 2004 yılında açıldığını, davacıyı tanıdığını, davacının iki bacağında birden problem olduğunu, yürüme güçlüğü çektiğini, çalışamayacak derecede malul olduğunu, davacının inşaatta çalışmasının mümkün olmadığını, tam olarak hatırlamadığını, ancak davacının ricası üzerine bir kaç gün sigortalı göstermiş olabileceklerini beyan ettiği, raporun sonuç kısmında; davacının çalışmasının fiili olmadığının, ancak sigortası bildirilen diğer kişilerin çalışmalarının fiili olduğunun anlaşıldığının bildirildiği, bordro tanığı ... tarafından; kendisinin inşaatın kalıp taşıma işini yaptığının, davacının inşaatın önünde bekçilik gibi inşaatı korumak için durduğunun, çalıştığı süre boyunca davacının inşaata gelip gittiğini gördüğünün, mesai olarak da tam gün kendileri gibi inşaatta kaldığının, muhtemelen ücret karşılığı çalıştığının, ancak kendisinin ücret aldığını görmediğinin beyan edildiği anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa'nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Somut olayda ise; bozma sonrası dosya arasına alınan denetmen raporunda beyanı bulunan 'ın beyanı ile bordro tanığının beyanları arasında çelişki bulunmasına rağmen söz konusu çelişki giderilmeden sonuca gidilmesi isabetsiz olmuştur.
Mahkemece yapılacak iş; davacının sigortalılıklarına esas sicil dosyalarını ve maluliyetine esas raporları davalı Kurum'dan istemek, Mustafa Bektaş'ı dinleyerek mahkemece alınacak beyanı ile denetmen raporundaki beyanı arasında çelişki bulunur ise bu çelişkinin nedenini sormak, bordrolarda isimleri bulunan diğer çalışanları da dinleyerek tanık beyanları arasındaki çelişkiyi gidermek sureti ile davacının fiili çalışması bulunup bulunmadığı hususunu tereddüte mahal bırakmayacak derecede ortaya koyarak sonuca gitmekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 03.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.