Logo

21. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

Davacı, 07/01/1987 tarihinden itibaren Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.

Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,

2-Dava, davacının 07.01.1987 tarihinden itibaren 1479 sayılı yasa kapsamında sigortalılığının tespiti istemine ilişkindir.

Mahkemece, Dairemizin 12.11.2015 tarihli bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılamada, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkemece bozma kararına uyulduğu halde, bozma kararı gerekleri yerine getirilmemiştir. 9.5.1960 gün ve 21/9 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bozma kararına uyan mahkeme artık bozma kararı gereğince işlem yapmak ve hüküm vermek zorundadır.

Gerçekten mahkemece uyulmasına karar verilen bozma kararında; davacı tarafından sunulan belgede her ne kadar sicil numarası bulunsa da Kurum tarafından kaşelenmediği veya Kurumun mührü olmadığı için geçerli başvuru olarak kabul edilemeyeceği, Mahkemece davacı tarafından sunulan belgenin Kuruma intikalinin olup olmadığı tekrar Kurumdan sorularak, gelen yazı cevabının olumsuz olması halinde, zorunlu sigortalılık koşullarına sahip olduğu dönemde ve 1479 sayılı Kanunun Geçici 18. maddesinde ve 5510 sayılı Kanunun Geçici 8. maddesinde belirtilen sürede zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olarak tescili yönünde herhangi bir talebi bulunmadığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Yapılacak iş; davacı tarafından sunulan giriş bildirgesinin koçanında bulunan mührün davalı SGK Kurumu’na ait olmaması, başka bir kurum olan vergi dairesine(Maliye ve Gümrük Bakanlığı’na ait) olması nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekir.

Mahkemece bozma kararına uyulmasına rağmen bozma kararı doğrultusunda karar verilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 16.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***