"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı, iş göremezlik gelirinin kesilmesine ilişkin Kurum işleminin ödeme emrinin iptaline borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal gerektirici nedenlere göre davalı Kurum vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava, davacının geçirdiği iş kazası sonucunda davacıya ödenen geçici iş göremezlik ödeneğine ilişkin olarak davacı adına 8.293,50 TL borç çıkartılmasına ilişkin Kurum işleminin iptali ile borca dayanak teşkil eden müfettiş raporunun davacıya izafe edilen kusur bölümünün iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, açılan davanın kısmen kabul - kısmen reddine, davacının 29/12/2008 tarihinde meydana gelen iş kazasında % 20 oranında kusurlu olduğunun kabulü ile kendisine ödenen iş göremezlik ödeneğinin 1.877,63-TL'sini iade ile mükellef olduğu anlaşılmakla kendisine 02/01/2012 tarihinde tebliğ olunan 8.293,50-TL'lik borç bildirim belgesinin 6.415,87-TL'lik kısmından sorumlu olmadığı anlaşılmakla bu miktar yönüyle iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 29/12/2008 tarihinde dava dışı ....Ltd Şti'ye ait işyerinde çalıştığı esnada geçirdiği iş kazası sonucunda yaralandığı, davacıya Kurum tarafından 9.388,17 TL geçici iş göremezlik ödeneği ödendiği, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Başkanlığının 24/02/2009 tarihli raporunda dava dışı işverenin % 20 ve davacı işçinin % 80 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, Kurum tarafından bu rapor esas alınarak davacıya ödenen geçici iş göremezlik ödeneğinden dolayı kusuru oranında borç çıkartıldığı, Borç Bildirim Belgesi ile 7.510,54 TL borç aslı ve 776,96 TL faiz olmak üzere toplam 8.293,50 TL'nin geri ödenmesinin istendiği, mahkeme tarafından İş Güvenliği Uzmanlarından oluşan bilirkişi heyetlerinden 3 ayrı rapor alındığı, 18/08/2012 tarihli raporda dava dışı işverenin % 70 ve davacı işçinin % 30 oranında, 18/03/2013 tarihli raporda dava dışı işverenin % 20 ve davacı işçinin % 80 oranında, 21/06/2013 tarihli raporda ise dava dışı işverenin % 80 ve davacı işçinin % 20 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, dava dışı işverenin % 70 ve davacı işçinin % 30 oranında kusurlu olduğunu kabul eden 18/08/2012 tarihli kusur raporunun olayın oluşuna daha uygun olduğu anlaşıldığından bu raporda tespit edilen kusur durumlarına göre davacının sorumlu olduğu miktarın belirlenmesinin gerektiği anlaşılmaktadır.
Kabule göre de; davacının kusur durumuna göre sorumlu olduğu miktar belirlenirken sadece borç aslı yönünden oranlama yapılarak iadesi gereken miktarın belirtilerek faizin tamamı bakımından borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi hatalı olmuştur. Davacının kusuru oranında sorumlu olduğu faiz miktarının da belirlenerek iptali gereken borç tutarının tespit edilmesi gerekmektedir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözardı edilerek kurulan hüküm usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 10/11/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.