"İçtihat Metni"
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, kanuni gerektirici sebeplere, temyiz edenin sıfatına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, 19/09/2010 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu %12,10 oranında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının karşılanması istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, 32.105,13-TL maddi, 10.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 19/09/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine ,fazlaya ilişkin talebin reddine ,karar verilmiştir.
İş kazası sonucu sürekli iş göremezlik nedeniyle sigortalının maddi tazminatının hesaplanmasında, gerçek ücretin esas alınması koşuldur. Öte yandan, gerçek ücretin ise; işçinin kıdemi ve yaptığı işin özelliği ve niteliğine göre işçiye ödenmesi gereken ücret olduğu, işyeri veya sigorta kayıtlarına geçmiş ücret olmadığı Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir.
Somut olayda ise; davacının vasıflı bir işçi olduğu(kalıpçı ustası) tüm dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Vasıflı bir işçinin asgari ücretle veya asgari ücretin biraz üzerindeki ücretle çalışmasının hayatın olağan akışına ve yaşam deneyimlerine uygun düşmeyeceği de açıktır. Bu nedenle Yerel Mahkemece, davacının asgari ücretin üzerinde bir ücret ile çalışacağının kabulü isabetlidir. Ancak davacının ücretinin hiçbir araştırma yapılmaksızın ,davacının beyanı olan 1.800.00 TL esas alınarak ,olay tarihindeki asgari ücretin yaklaşık 3 katı bir ücretle çalıştığının kabulü doğru değildir.
Mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuksal olgular dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
.../...
Yapılacak iş, maddi tazminat davası bakımından davacı işçinin, kalıpçı ustası olduğu ve bu nitelikteki bir işçinin asgari ücret ile çalışmayacağı kabul edilerek, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile başkaca ilgili meslek kuruluşlarından(Kalıpçılar Odası vs.) bilinen devrede sigortalının alabileceği ücretleri sormak, yine benzer iş yerlerinde çalışan ve emsal işi yapanların ücretlerini daha detaylı araştırmak. Böylelikle işçinin gerçek ücretini tereddütsüz olarak belirleyerek belirlenen bu gerçek ücrete göre işçinin maddi zararını yeniden hesaplatmak ve tüm delilleri bir arada değerlendirerek sonuca varmaktan ibarettir.
O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul olunmalı ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13/06/2016 gününde oy birliğiyle karar verildi.