"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverenlere ait işyerinde 02/04/2007-15/02/2008 tarihleri arasındaki çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, kanuni gerektirici nedenlere göre, davalıların tüm, davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacıların murisinin 02.04.2007-15.02.2008 tarihleri arasında davalıların murisine ait iş yerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacıların murisi ...'nın davalılar murisi ...'a ait tescilsiz işyerinde 02.04.2007 tarihi ile 01.08.2007 tarihleri arasında hizmet akdi ile 506 sayılı Yasa kapsamında asgari ücret üzerinden çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa'nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davalıların murisi ...'a ait avukatlık bürosu işyerinin kurumda tescili olmadığı, bu nedenle bordro tanığı bulunmadığı,09.01.2014 tarihli kolluk tutanağı ile komşu işyeri tanığı olarak tespit edilen ...'ın, davacının murisinin 2007-2008 yıllarında davalıların murisine ait avukatlık burosunda çalıştığını,davalıların murisi ayaklarından rahatsız olduğu için işyerine ...'nın getirip götürdüğünü beyan ettiği, davacı tanıklarının davacılar murisinin Avukat ... yanındaki çalışmasını doğruladığı, davalı tanıklarının beyanlarından da çalışma olgusunun sabit olduğu görülmektedir. Davacılar murisi ...'nın 13.12.2006 tarihinde Ankara Barosunda stajını tamamlayarak staj bitim belgesini aldığı Baro Başkanlığının 01.08.2007 tarihli yazısı ile avukatlık ruhsatını aldığının ve yemin tutanağının ekli olarak gönderildiğinin Türkiye Barolar Birliği Başkanlığına bildirildiği anlaşılmaktadır.
.../...
Mahkemece, davacıların murisinin avukatlık ruhsatını aldığı 01.08.2007 tarihine kadar olan çalışmaları yönünden talebin kabulüne karar verilmiş , 01.08.2007 tarihinden sonraki dönem ise,davacı murisinin bu tarihten sonra avukat olduğu, vergi kaydı olmadan veya SGK 'ya bildirim yapılmadan avukat olarak çalışmasının mümkün olmadığı yönündeki bilirkişi raporuna göre reddedilmiştir.
Somut olayda, ...'nın fiilen avukat olarak çalıştığı davacı tarafça iddia ve ispat olunmadığına ve sadece avukatlık ruhsatı alması ,davacılar murisinin hizmet akdi ile çalışmasına veya hizmet akdinin devam etmesine engel bulunmadığına,dosya kapsamından ve mahkemece dinlenen tanık beyanlarından ...'nın davalıların murisi Avukat ... yanında hizmet akdi ile çalıştığı hususunun da sabit olduğunun anlaşılmasına göre, davanın kabulüne karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacılar vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden taraflardan davacılara iadesine, 06/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.